Türkiye'nin Web Bankası gurayim.com  

Anasayfa .|. Öneri .|. Linkler
Atatürk
Astronomi
Temel Bilimler
Bilgisayar
Sağlık
Yapay Zeka
Reiki
Elektronik
Medeniyetler
Spor
Çocuk
Öğrenelim
Meraklısına
Oyunlar
Müzik
Bitki Dünyası
Denizler
Meslek Tanımları
Dünyanın 7 Harikası
Hayvanlar Alemi
Çanakkale Savaşları
Yayınlar
Origami
Çivi Yazısı
Paraşüt
İlizyon
Şifalı Bitkiler
Dünya Dinleri
Hakkımızda
 kleine Schriftgrosse Schrift
 

kandil.gif (8667 bytes)

                                                                                                       Jeolojik Olayların Etkileri



YERKÜRENİN İÇ YAPISI

6371 kilometre yarıçapında olan yerküremiz, bugünkü jeofizik bilgilerine göre, dıştan içe doğru Yerkabuğu, Manto ve Çekirdek olarak adlandırılan katmanlardan oluşmuştur.

 

 

YERKABUĞU SÜREKLİ HAREKET EDER  

 

Derinlik arttıkça sıcaklığı artan yer içinde büyük boyutlu ısı hareketi vardır. Bu hareket, "levha" olarak adlandırılan  yeryüzünü kaplayan katı ve kırılgan kabuk parçalarının hareket etmesine neden olmaktadır. Bu hareket sırasında levhalar birbirlerinden koparlar, birbirlerine göre yanal hareket ederler  veya birbirlerine çarparlar. Bunlar "uzaklaştıran", "yakınlaştıran" ve "yanal atımlı" sınırlardır. Günümüzde bilinen belli başlı levhalar şunlardır: Pasifik, Afrika, Kuzey Amerika, Güney Amerika, Avrasya, Hindistan, Arabistan, Karayip, Kokos, Antartika, Nazka, Fiji ve Filipin levhaları....

 

Levha tektoniğinin keşfi ve gelişmesinde depremler önemli rol oynamıştır. Depremler levhaların birbirlerini dokunduğu sınırda oluşan deformasyon ve kırıklarla ilişkili olduğundan deprem dışmerkezleri ( yada merkezüsleri) levha sınırlarını belirler. Şekilde görülen deprem odaklarının belirgin sınırlar boyunca oluşturduğu diziler "Deprem Kuşakları" olarak adlandırılır. Ülkemizin üzerinde bulundugu deprem kuşağına "Alp-Himalaya deprem kuşağı" denir.

 

KARA KÜTLELERİNİN SON 500 MİLYON YILLIK YOLCULUĞU

Antik süperkıtta Pangea ve onun çevresinde görülen ve bugünün Pasifik Okyanusu'nu oluşturacak olan Panthalassa Okyanusu görülmektedir.


Kuzey'de Laurasia isimli bugünkü Kuzey Amerika ve Avrasya Kıtaları'nı içine alan büyük bir kııta, güneyde ise Gondwana isimli ve bugünkü Güney Amerika ile Afrika Kıtaları'nı içine alan ayrı bir kıta mevcuttur. Bu iki antik büyük kıtanın yanı sıra, Hindistan Yarımadasıının, Avustutya'nın, Madagaskarın ve Antartika Kıtası'nın yavaş yavaş şekillendiğini görüyoruz.


Kuzey ve Güney Amerika Kıtaları yavaş yavaş diğerlerinden ayrılarak, Atlantik Okyanusu'nun ulaşmasına olanak vermişlerdir

 

Alman Jeofizik Uzmanı Alfred Wegener (1880-1930)' in, ilk defa 1915 yılında yayınladığı bir makalede belirttiği gibi yeryüzündeki kara parçaları 500 milyon yıl kadar evvel birbirlerine yapışık olarak, Pangea ismi ile Güney Kutbu' nda bulunuyordu. Aşağıda 540 milyon yıl öncesinden bu yana, yerkabuğunun geçirdigi evreler görülmektedir.
Dünyanın yaşı 4.6 milyar, güneşin yaşı ise yaklaşık 5.5 milyar yıldır. Güneşin Hidrojen kaynağının 5 milyar yıl sonra tükeneceği tahmin edilmektedir. Dolayısı ile, dünyamızın da en az 5 milyar yıl daha ömrü vardır denilebilir. Yeryüzü kıta coğrafyasının bugünkü şeklini almasi için 540 milyon yıl geçtiği düşünülürse, böyle bir cografyanın, yeryüzünde en az 9 (dokuz) kere degiştiği ve bundan böyle de, en az 9 (dokuz) kere daha şekilden şekile gireceği varsayılabilir. Yerkabuğunu oluşturan okyanus ve katı parçaları (ki bunlara "levha" diyoruz), bir gölün üzerine serpiştirilmiş sallar gibi birbirlerine çarparlar, birbirlerinin altına girerler veya birbirlerine sürtünüp, sıyırarak hareket ederler. Hareket hızları, yılda 3 cm ila 15 cm arasındadir. Arabistan levhası kuzey-kuzeydoğu doğrultusunda yılda 4.5 cm hızla ilerleyerek, Anadolu levhasını devamlı sıkıştırmaktadır.. Türkiye'de meydana gelen depremlerin esas nedeni de, Arabistan levhasının bilinen bu hareketidir

 

Kıtalar yavaş yavaş birbirlerinden ayrılıp saat akrebinin ters yönünde ve kuzeye doğru hareket etmektedirler.


Kıtaların birbirinden ayrılması gitlikçe belirgin hale gelmektedir.


Kıtalar böylece bugünkü mevcut konumlarına gelmişlerdir. Ancak bu konum da geçicidir.Çünkü kıta hareketteri aynen devam elmektedir. Bugünden 500 milyon yıl sonra, yeryüzünün coğrafyasınıı tanımak mümkün olmayacaktır. Uzay çağının ölçüm teknikleri ile ayağımızın altındaki kıtaların bu inanılmaz hareketinin ileride yepyeni hir dünya coğrafyası oluşturacağı bilinmektedir. Mesala, bunyan I 00 milyon yıl sonra Afrika ve Arabislan llevhalarının hareketleri nedeni ile, Akdeniz , Karadeniz ve Ege. denizi tarihe. karışacak, Afrika ve Anadalu Avrupa ile birleşecektir.

 

OKYANUS ORTASI SIRTLAR VE LEVHA SINIRLARI

 


Levhaların birbirlerinden uzaklaştığı sınırlarda mağmadan çıkan malzeme sınırın her iki yanındaki levhaları yana doğru iter. Bu olay genellikle okyanus ortası sırtları oluşur. Yanal atımlı hareketle iki levha ortak sınıra paralel olarak hareket ederler. Kuzey Anadolu Fayı ve Kuzey Amerika' daki San Andreas Fayı bu tür yanal atımlı sınırlardır. Levhalar, sınırları boyunca, birbirlerine göre sürekli hareket halindedirler. Levhaların birbirlerine göre yer değiştirme değerleri yılda birkaç santimetreden onlarca santimetreye kadar olabilirler.




Okyanus ortasındaki açılma nedeniyle Okyanus Levhasının kıta levhası altına dalış hareketi.

 

Copyrhigt 2003 © gurayim.com

info@gurayim.com