| <Toplum ve Toplumbilim> <Sporda
İlkler> <Türkiye'de İlkler> <Neden Koşmalıyız> <Egzersizin
Yararları> <Egzersizin Zararları> <Yaşam Boyu Spor> <Eğitim ve
Spor> <Kadın ve Spor> <Aile ve Spor> <Çocuk
Oyun ve Spor> <Kültür ve Spor> <Şişmanlık> <Yürüyüşün
Yararları> <Toplum ve Spor> <Kitle Sporu>
Trekking
Spor yapmak ve bunu yaparken de doğayla
kucaklaşmak mı istiyorsunuz?
Trekking doğa sporlarının en hafif kollarından biridir. Uzun ve yorucu yürüyüş
anlamına gelir. Hiking ise günübirlik doğa gezisi anlamına gelir. Dilimize
İngilizce'den geçen "trekking" sözcüğü İngilizce'de "doğal
engellerle dolu bir arazi parçasını herhangi bir ulaşım aracı kullanmaksızın
yürüyerek aşmak" anlamına geliyor. Asıl anlamı ise" Güney Afrika'da
kağnı ya da yaya olarak göç" demek...
Her yaştan insan trekking ve hiking yapabilir. Ülkemizde trekking ve hikinge uygun
birçok bölge bulunuyor. Seyahat acenteleri Akdeniz, Ege ve Marmara bölgesi başta olmak
üzere birçok küçük yöre, dağ köyü, yaylalara turlar düzenliyor.
Trekking ve hikingde yürüyüş süresi parkurun zorluk derecesine göre değişiklik
gösterir. Orta dereceli bir parkur yaklaşık olarak 5-6 saat sürer. Kalabalık ve
gürültülü şehir hayatından bir an olsun uzaklaşmak, doğayla başbaşa bir gün
geçirmek ve doğadaki güzellikleri grup arkadaşlarıyla paylaşmak isteyenlerin
uğraştıkları bir spor aktivitesidir. Amaç şehirde özlenen doğal yaşama bir gün
olsun ayak uydurabilmektir. Tabii bunu yaparken belli bir oranda yorgunluğu göze
almalısınız.
Bu aktivite için yürüyüşünüzü kolaylaştırması ve tatsız sürprizlerle
karşılaşmanıza engel olması için bir yürüyüş ayakkabısı ve orta boy bir sırt
çantası dışında teknik bir malzemeye ihtiyacınız yoktur. Ayrıca grup rehberlerinin
parkurun zorluk derecesine göre verecekleri küçük ipuçları dışında teknik bir
bilgiye sahip olmanıza da gerek yoktur. Fakat son zamanlarda bu tür organizasyonlar
yapan acenteler macerayı sevenleri de göz önünde bulundurarak teknik malzeme ve bilgi
gerektiren zorlu parkurları da programlarına dahil ettiler. İstemediğiniz bir durumla
karşılaşmamak için acentenizden mutlaka parkurla ilgili ayrıntılı bilgili
isteyiniz.
Trekking Nasıl Yapılır?
Trekking aktiviteleri düzenleyen birçok
acente bulunmaktadır. Trekking turları günübirlik olduğu gibi, daha uzun süreli de
olabilmektedir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'ya, Karadeniz'e düzenlenen turların
süreleri kimi zaman bir haftayı bulmaktadır. Acentelerin bünyelerindeki rehberler
sizin tüm danışmanlık ihtiyaçlarınızı karşılayacaklardır. Günübirlik
parkurların İstanbul'a yaklaşık olarak 1,5-2 saat uzaklıkta olmaları bu tür
turların tercih edilme oranını arttırmaktadır.
Yolculuğa genellikle sabah çok erken çıkılır. Günübirlik gezilerde, gezi bir
günün içine sığdırılacağından amaç güne erken başlayarak zamanı
olabildiğince iyi kullanmaktır... Yolculuk sırasında rehberlerden programla ilgili
bilgi almalısınız. Unutulmaması gereken en önemli nokta turu satın almadan önce
parkurun zorluk derecesiyle ilgili bilgi almaktır. Çünkü ilk defa böyle bir tura
katılıyorsanız nispeten kolay ve sizi çok zorlamayacak bir parkurla
başlamalısınız. Zamanla tecrübe kazandıkça parkurların zorluk derecesini
arttırabilirsiniz
Trekking Parkurları
Türkiye’de trekkinge uygun birçok bölge bulunuyor.
Genel olarak baktığımızda trekking turları üç ana güzergahta toplanıyor:
Toroslar, Kaçkarlar ve Kapadokya... Fakat bu üç ana güzergah dışında Ege, Akdeniz
ve Marmara’da da birçok yere günübirlik trekking turları düzenleniyor.
Özellikle Marmara çevresinde haftasonu düzenlenen trekking turlarından birine
katılmak, sizi kentin kalabalık ve gürültüsünden uzaklaştıracak; doğada
yapacağınız birkaç saatlik yürüyüşler yeni bir haftaya daha dinç başlamanızı
sağlayacaktır.
Trekking parkurlarını bölgesel olarak kısaca tanıtacak olursak, en yakından,
Marmara'dan başlayalım.
MARMARA BÖLGESİ VE ÇEVRESİ
Marmara bölgesi ve çevresinde günübirlik trekking turlarına uygun sayısız parkur
vardır. Trekking turları düzenleyen acenteler, neredeyse her yeni gün bir parkur daha
keşfedip tur seçenekleri arasına katarlar. Eğer doğa yürüyüşlerinden zevk
alıyorsanız kendi arkadaş grubunuzu oluşturarak bu bölgeleri kendi başınıza
keşfedebileceğiniz gibi, düzenlenen turlardan birini seçebilir ve yeni dostluklar
kurabilirsiniz.
Marmara bölgesi civarındaki trekking parkurlarını genel olarak üç ayrı bölgede
toplayabiliriz. Bunlar Adapazarı-İzmit, Yalova-İznik ve Trakya bölgeleridir.
Adapazarı civarında Sülüklügöl, Maden Deresi, Kazankaya, Sapanca-Şahinkaya
ve Çiğdem Yaylası ilgi gören parkurlardandır. Sülüklügöl İstanbul'a
yaklaşık 3,5 saatlik uzaklıkta ve toplam yürüyüş süresi 5 saati bulan zorlu bir
parkurdur. Daha çok tecrübelilere önerilir. Maden Deresi ise İstanbul'a en uzak
parkurlardan biridir ve Adapazarı'nın Karasu ilçesinde bulunur. Oldukça zorlu bir
parkurdur. Dere içi yürüyüşleri vardır. Çiğdem Yaylası İstanbul'dan 4-4,5
saat uzaklıkta ve bölgedeki diğer parkurlara oranla nispeten kolay olan, yaklaşık 5
saat uzunlukta bir parkurdur.
İstanbul'a doğru yaklaşacak olursak, İzmit civarında
meşhur birçok parkurdan sözedebiliriz. Bunların arasında Aytepe, Menekşe
Yaylası, Serindere, Kandıra ve İnönü Yaylası, Ballıkayalar Kanyonu
sayılabilir. Ballıdere Kanyonu, Gebze Tavşanlı köyü yakınlarındadır; bu bölge
1995 yılında Tabiat Parkı ilan edilmiştir. Aytepe, Menekşe Yaylası, İnönü
Yaylası ve Serindere, Yuvacık civarında olan parkurlardır. Yuvacık İstanbul'dan
yaklaşık 2 saat uzaklıktadır. TEM otoyolundan İzmit'e doğru yol alırken Bursa
girişinden saptığınızda birkaç kilometre sonra kime sorsanız size bu yaylaları
tarif edebilir. Bu bölge doğa yürüyüşleri için her mevsim farklı seçenekler
sunar. Yazın Serindere veya Sıcakdere kollarında yürünebileceği gibi, orman içi
parkurlarda bir süre devam ettikten sonra da derelere girilebilir. Bölge parkurları
yaklaşık 4-4.5 saat uzunluktadır.
Yalova ve İznik civarına geldiğimizde yürüyüş parkurları
olarak Erikli Yaylası, Sudüşen, İznik Gölü ve Sansarak Kanyonu'ndan
sözedebiliriz. İstanbul'dan Yalova'ya feribotla geçtiğinizde, Çınarcık'tan sonra Erikli
Yaylası parkuruna ulaşabilirsiniz. Sudüşen ise Gemlik yakınlarında,
İstanbul'dan gemi dahil 3.5 saat uzaklıktadır. Sudüşen parkuru oldukça zorlu bri
parkurdur. Eğer yazın geliyorsanız yanınıza mayo almanızı tavsiye ederiz.
Gelmişken Yalova Termal Tesisleri'ni ziyaret edebilirsiniz. Sansarak Kanyonu İstanbul'dan
araba vapuru geçişi dahil 4 saat uzaklıktadır. Eskihisar-Topçular vapur hattını
kullanabilirsiniz. Bu parkur, oldukça zorludur ve daha önce trekking yapanlara
önerilir. Burası için de yanınıza mayonuzu almanızı öneririz. Parkur üzerinde
doğal havuzlara rastlayacaksınız.
Tekirdağ civarında ilk akla gelen parkurlar Uçmakdere
ve Kıyıköy'dür. Kıyıköy İstanbul'dan 2.5 saat uzaklıkta, Kırklareli
sınırlarındadır. Oldukça hafif ve kolay bir parkurdur. Yazın yapacağınız
yürüyüşlerinizi denize girerek sonlandırabilirsiniz. Uçmakdere ise
Tekirdağ'da Ganos dağı eteklerinde bir köydür. Muhteşem bir Marmara denizi
manzarası eşliğinde zevkli bir yürüyüş yapabilirsiniz. Eğer Mayıs-Haziran ayları
arasında burada olursanız, kiraz mevsimine denk gelir, enfes kirazlardan bol bol
tadabilirsiniz. Ayrıca bölgede Rumlardan kalma 100 yıllık tarihi evler, kiliseler ve
şaraphaneler bulunmaktadır. Uçmakdere, hem kültürel hem de doğa yürüyüşlerinden
hoşlananlar için ideal bir parkur...
Marmara bölgesi civarında daha birçok parkur vardır. Dediğimiz gibi, her geçen gün
yeni bir keşifle yeni bir seçenek eklenmektedir bunlara....
TOROSLAR
Toros Dağları, Rodos Adasından Suriye sınırına
kadar uzanan bir dağ zinciridir. En yüksek noktası Aladağlar bölgesi olan Toroslar'da
bahar aylarında yapacağınız bir trekking turunda yörük obalarına
rastlayabilirsiniz. Çünkü havaların ısınmasıyla yörede bulunan yörükler
yaylalara göçmeye başlarlar. Yörükler son derece misafirperver olurlar. Bir yörük
obasına rastladığınızda grubunuzla birlikte bir süre burada konaklarsanız, sizi
büyüleyecek geleneklere tanık olabilirsiniz.
KAÇKARLAR
Karadeniz’in güneydoğusunda yer alan Kaçkar Dağları, yeşilin yüzlerce hatta belki
binlerce tonuyla, yöre halkının farklı yaşam tarzıyla, iklimiyle sizi
büyüleyeceğine emin olduğumuz bir bölgedir.
Kaçkarların güney eteklerinden kuzey eteklerine uzanan gezi boyunca, yöre halkının
yaylalara çıkmak için geçtiği yolları izlersiniz. Daha sonra yaylalar gelir.
Yükseldikçe inanılmaz manzaralar sizi büyüler. Ve en sonunda zirveye ulaşırsınız:
sonra Kaçkar Dağı!...
Bu bölgede, trekking parkurları olarak Çamlıhemşin,
İkizdere, Uzungöl, Fırtına Vadisi ve Borçka'yı sayabiliriz.
Fırtına Havzası Türkiye’nin en fazla yağış alan bölgesidir. Tropikal bölgelerle
kıyaslanabilecek yoğunluk ve çeşitlilikteki bitki örtüsünü bu iklim şartlarına
borçlu olan Fırtına Havzası, yukarı bölümlerde,Ayder ve Çat havzası olmak üzere
ayrılır. Bu havzaların daha üst kesimlerinde ise Kaçkar dağlarını oluşturan
Ayder, Aşağı ve Yukarı Kavran, Palavit, Aşağı ve Yukarı Ceymakcur, Hazindak,
Pokut, Tirovit, Balakçur yaylaları bulunur.
Çamlıhemşin sınırları içindeki Ayder ve İkizdere
yaylalarında her yıl yaz aylarında birtakım yöresel şenlikler yapılmaktadır. Yaz
aylarında bir trekking turuna katılacak olursanız Çamlıhemşin yaylalarında Ağustos
ayında yapılan Vartevor şenliğini kaçırmamalısınız. Yöre halkının yöresel
kıyafetleriyle katıldıkları, tulum ve kemençe eşliğindeki bu şenlik görülmeye
değer!
İşte unutmamanız gereken birkaç şey:
Yürüyüş ayakkabılarınızı ve çantanızı
unutmayın. Çantanıza su, yağmurluk, yedek çorap ve giyisi koyun. Untmayın ki
doğayla başbaşasınız yağan yağmur ya da bir dere geçişi sizi tahmininizden çok
daha fazla ıslatabilir. Ayrıca çantanızda, size dağıtılan ve mola yerlerinde
yiyeceğiniz yiyeceklerinizi taşıyacaksınız.
- Üzerinize rahat şeyler giyin. Rahat edemeyeceğiniz
kıyafetlerle uzun süre yürümek sizi sıkabilir. Fakat bunu yaparken hava şartlarını
da göz önünde bulundurun. Kışın yanınıza kazak, yazın mutlaka şapka alın.
- Katılacağınız geziyi piknikle karıştırmayın. Uzun
süre yürüyeceksiniz. Bu yürüyüş daha önceden planlanmış bir yürüyüştür.
Yani rehberler gideceğiniz noktaya ulaşan en kısa yolu değil sizin daha fazla doğa
güzelliği göreceğiniz ve bu geziden daha fazla zevk almanızı sağlayacak yolları
tercih ederler.
- Gruptan kopmayın. Bu konuda rehberlerin talimatlarına
uymaya özen gösterin. Kimsenin sizi göremeyeceği şekilde farklı yollara sapmayın.
Eğer gruptan kısa süreli ayrılacaksanız ( Örn: Su içmek ya da çiçek toplamak vb.
şeyler için) mutlaka gruptan bir kişiye bu durumu bildirin.
- Yanınıza fotoğraf makinesi almak ve böyle değişik ve
güzel bir günde fotoğraf çekmek isteyebilirsiniz. Fakat makinenizin yağmur sonucu ya
da bir dere geçişi sırasında zarar görebileceğini unutmayın.
- Dere içinden ya da kaya üzerinde yürürken çok dikkatli
olun. Dere içindeki taşlar yosun tuttuklarından kaygan olur. Yavaş ve emin adımlarla
yürüyün. Böyle durumlarda ayağınızdaki yürüyüş ayakkabısının önemi daha da
artıyor. Rahat ederim düşüncesiyle altı düz spor ayakkabılardan kaçının. Altı
girintili çıkıntılı ve kaymayan yürüyüş ayakkabılarını tercih edin.
- Yanınıza kullanmayacağınız malzeme almayın. Aşırı
yükten kaçının. Yürüyüş uzun olduğundan aşırı yük sizi normalden daha fazla
yoracaktır. Kullanmayacağınıza inandığınız malzemeleri yürüyüşe başlamadan
önce arabada bırakın.
- Dönüş saatinde rötar olabilir. Bunun en önemli
nedenlerinde biri aynı parkuru ayrı grupların farklı sürelerde yürümeleri...
Dönüş saati konusunda esnek ve hoşgörülü olmayı unutmayın.
|