Satranç Tarihindeki Hikayeler
Brahman Rahibi: Canı çok sıkılan
genç Hint Prensi, kendisini eğlendirecek bir oyun öğretene ne isterse vereceğini
söyler. Bunun üzerine bir Brahman rahibi gelir ve ona satrancı öğretir. Oyundan hayli
hoşnut kalan genç prens rahibe ne istediğini sorar. Rahip de satranç tahtasını
gösterir ve şöyle der: " Satranç tahtasında 64 kare var. Birinci kareye bir,
ikinci kareye iki, üçüncü kareye dört, dördüncü kareye sekiz ... altmış
dördüncü kareye de 263 tane gelecek şekilde buğday tanesi istiyorum.". Genç
prens gülmüş ve "İsteğini yerine getirin" demiş. Demiş demesine ama,
rahibin istedikleri hesaplandığında ortaya çıkan sayıyı karşılamak için
dünyadaki ekili alanların bile yetmediği anlaşılınca rahibi karşısına
çağırtmış. Rahip de ona bir söz vermeden önce düşünmeyi öğrenmesi için
satranç oynamasını öğütlemiş. Başka da bir istekte bulunmadan oradan ayrılıp
gitmiş.
Maximus'un Rüyası: Magnus
Maximus Roma'da senatördür ve imparatorluğun yönetiminden memnun değildir. M.S. 365
yılında, avlanırken bir rüya görür. Rüyasında bir saraya girer ve sarayda
yaşlanmış kralla satranç oynayan iki genç görür. Başını çevirince, altın bir
tahtta oturan hayal edebileceği en güzel kızı görür. Maximus uyanır uyanmaz bir
kahine gider ve kahin de ona rüyasındaki güzeli bulmasını söyler. Maximus dört bir
yana mesajcılar gönderir. Fakat hepsi de eli boş dönerler. Maximus'un güzelinden eser
yoktur.
Aynı dönemde Britanya kralı High-King Eudaf Hen
çok yaşlanmıştır. O yüzden yerini yeğeni Cynan Meriadog veya kızı Elen'e
bırakacaktır. Başdanışmanı Caradog ise Elen'i imparatorlukla ilişki içindeki
biriyle evlendirerek Roma ile ilişkileri sağlamlaştırmak istemektedir. Daha sonra
ikisi krallığı paylaşabileceklerdir. Caradog oğlu Meurig'i Roma'ya uygun koca
adayını bulmaya yollar.
Meurig Roma'ya gittiğinde Maximus'un düşündeki kızı
bulamadığını öğrenir ve Maximus'u Britanya'ya götürür. Maximus burada kralın
rüyasında gördüğü yaşlı adam olduğunu ve Cynan'ın da satranç oynayan
gençlerden biri olduğunu anlar. Ve tabi Elen'in de rüyasındaki kız olduğunu anlar ve
evlenirler. Bir süre sonra yaşlı kral ölür ve Maximus'la Elen imparatorluğun yeni
sahipleri olurlar. Cynan başta bir ordunun başına geçip Maximus'a karşı savaşırsa
da daha sonra barış yaparlar. Maximus'un akrabası Theodosius'un doğu imparatorluğunun
başına geçtiği haberi geldikten sonra Maximus M.S. 383'te oğlu Victorius ve prens
Cynan'la batı imparatorluğuna karşı çıkartma yaparlar. Batıyı yenilgiye
uğratırlar ve Maximus batı imparatoru olur. Maximus başkenti Trier'e taşır ve
BritanyaGaul&İspanya'nın yönetimini 4 yıl elinde bulundurur. İmparatorluğu
Theodosius tarafından da tanınır. Daha sonra güneye (Roma) karşı yürür, Milan'ı
alır ve Roma'yı bir yıllık kuşatmanın sonunda düşürür. Fakat Roma imparatoru
daha sonra doğu imparatoru Theodosius'tan aldığı destekle Maximus'u Illyricum'da iki
kez yenilgiye uğratır. Maximus oğluyla birlikte Aquileia'da öldürülür. Bir rüyayla
ve satranç tahatsının başındaki gençlerle başlayan efsane böylece sona ermiş
olur.
Satranç Tarihindeki Gariplikler
İlk Satranç
Robotu: İlk satranç robotunun adı Türk'tür ve bir Avusturya mühendisi tarafından
17. yy'da Osmanlı padişahının satranca olan yoğun ilgisi nedeniyle Osmanlı
hanedanına hediye olarak yollanmıştır. Bu satranç robotu aslında bir
kandırmacadır. Satranç tahtasının altına konan mekanizma sayesinde taşlar masanın
başındaki kukla tarafından oynatılıyormuş gibi gözükür. Aslında olan şey ise
masanın altına iyice gizlenmiş birinin kollarını kuklanın kollarından geçirip
hamleleri yapmasıdır. Her şeye rağmen güzel ve ilginç bir buluş.
|