Türkiye'nin Web Bankası gurayim.com  

Anasayfa .|. Öneri .|. Linkler
Atatürk
Astronomi
Temel Bilimler
Bilgisayar
Sağlık
Yapay Zeka
Reiki
Elektronik
Medeniyetler
Spor
Çocuk
Öğrenelim
Meraklısına
Oyunlar
Müzik
Bitki Dünyası
Denizler
Meslek Tanımları
Dünyanın 7 Harikası
Hayvanlar Alemi
Çanakkale Savaşları
Yayınlar
Origami
Çivi Yazısı
Paraşüt
İlizyon
Şifalı Bitkiler
Dünya Dinleri
Hakkımızda
 kleine Schriftgrosse Schrift
 

kandil.gif (8667 bytes)

Yüksek Kollestrollü Yemek

Günümüzde 40 yaş üstü ve hatta bazen daha da öncesi için büyük bir dert olan yüksek kolesterol ve damarlann içyüzüne yapışarak sebep olduğu damarsertliği, yüksek tansiyon, bilahare damarları tıkayarak meydana getirdiği felç, kangren, kalp ağrı ve krizlerinin altında, yine direkt veya dolaylı sebeplerle günümüz bilimsel kurallarının tam uygulanmadığı gerçeğini görmekteyiz. Tedavi kısmına geçmeden önce kolesterolün insan ve hayvanların bünyesindeki yağ yapısının içinde bulunan bir maddeye verilen isim olduğunu bilmemiz gerekiyor. Vücudumuzun ürettiği kolesterol, bizi mikroplara karşı, alyuvarlarımızı zehirlere karşı koruması, vücudun su dengesini temin etmesi ve sinir dokularının dayanıklılığını sağlaması açısından faydalı bir maddedir. Hastalıklara yol açan fazla kolesterol ise bize hayvansal gıdalardan gelmekte. l00 gram kanda 180-230 mg.'ı normal addedilen kolesterolün damar cidarlanna yapışıp normal genişliğini ortadan kaldırması ve elastikiyetini engelleyip sertleştirmesi şu durumları oluşturuyor:

Kalp kan pompalarken etrafındaki damarlann elastik olması ve genişlemesine ihtiyaç var. Böylece kan kolayca geçiyor. Bu damarlarda daralma varsa kalbin daha fazla bir güçle kan pompalaması gerekiyor. Bu da tabii ki yüksek tansiyona yol açıyor. Daha ileri durumlarda ise kalp damarları özellikle sol koroner atardamar tıkanma noktasına gelince karıncık kasına giden kan akımı duruyor. Böylelikle kalp, vazifesini yapamıyor ve insan enfarktüs neticesi ölmüş oluyor. Bu damar tıkanması aynı şekilde beynin içinde olursa felçler, böbreklerde olursa erimeler, ayaklarda olursa kangren oluşuyor. Kolesterol bazen gözkapaklarına yerleşerek sarı lekelere. göz içine yerleşerek perdeye neden olarak tavukkarası, vücutta şişlikler ve yağ Iekelerine yol açıyor. Kolesterolün safra kanalını tıkaması halinde karaciğer ve dalak şişerek sarılığa yol açarken, safra taşları oluşması, safra kanserinin oluşması da yine yüksek kolesterolün sebep olduğu hastalıklardır. Bundan başka genel yorgunluklar, görme zayıflığı, ter ve nefes kokması, gözaltındaki siyah halkalar, iştahsızlık, hazımsızlık kolesterolün yükselme belirtileri ve vücutta yaptığı diğer arazlardır.

Bu bağlamda çağdaş yaşam tarzının sunduğu kolesterolü yükseltci hayvani gıdalar ve bunların vücutta artmasına yol açan rafıne gıdalara karşı bilimin bize gösterdiği yaşam biçimi bizi bu hastalıklar zincirinden de koruyacak tek yol. Vücutta yüksek kolesterolü oluşturan hayvani gıdalann nasıl tüketileceğine geçmeden önce bazı hayvani gıdalardaki kolesterol miktarına şöyle bir bakalım:

 

100 gramda

Beyin 2000 mg

Yumurta sarısı 1120 mg

Karaciğer, böbrek 400 mg

Tereyağı 230 mg

Kaymak 100 mg

Sığır eti 88 mg

Beyaz ve kaşar peynir 70 mg

Tavuk 57 mg

Balık 50 mg

Süt, yoğurt 14 mg

Yağsız peynir, çökelek,

lor, ekşimik I2 mg

Ayçiçeği, soya,

Mısır, pamuk yağları 0 mg

 

İnsanlar için gerekli yapıtaşlarından biri olan proteinler; hayvani gıdalar, bakliyat ve tahıllarda bulunuyor. Hayvani gıdaların kepek ve liften yoksun oluşu ise bedeni yoran en büyük etmen. Günümüzün tıbbi kaynaklannı ve uzun ömürlü insanlann yaşam biçimini incelediğimizde, protein ihtiyaçlarının genellikle az yağlı süt ürünleri ve bakliyatla karşılanması önerilmekte.

Hayvani gıdalardaki kolesterol, üre, asitürik gibi toksik maddeler ve günümüzde kullanılan et üretimini artırıcı kimyasal yemler ve hormonlar da işin bir diğer yönü. Bütün bu izahattan sonra Türk Kardiyoloji Derneği'nce ülkemizde bulunduğu tahmin edilen 1.500.000 kalp hastası ve diğer yüksek kolesterolün meydana getirdiği hastalıkları engellemenin veya iyileştirmenin en önemli ve ilk yolunun oruç olduğu ortaya çıkacaktır. Oruçla beraber kandaki kolesterolün düştüğü, damar cidarlarında biriken eski kolesterolün ise yavaş yavaş çözülerek damar sertliğini azalttığı, kandaki lipitlerin vücut tarafından yakıldığı tespit edilen bilimsel gerçekler. Orucun vücuda büyük bir yük olan fazla kiloları atmayı sağlaması ise, insanları zayıflamak için kullanılan iştah aza1tıcı ilaçlann çeşitli zararlı etkilerinden de koruyor. Sn. Dr. Haluk Nurbaki "Oruçlu ve devamlı abdest alan 300 yaşlının tansiyonu üzerinde yaptığım incelemede kendilerinde en ufak Arterioskleroz (felç ve kalp tıkanma sebepleri) belirtisine rastlamadım. Yaşlan 65'den yukarı olmasına rağmen tansiyonlarının 12'nin üstüne çıkmadığını da müşahade ettim" demekte. Dini kaynaklarca bayram günleri hariç, hergün oruç tutan Hz. Nuh'un 900 yıl yaşadığını, uzun ömürlü Müslüman Bulgar köylülerinin ise bilim adamlarının izlemesi sonucu, yılın üçte birini oruçlu geçirdiğini görüyoruz.Hayvani gıdaların azaltılması veya az yenmesi ve orucun tıbbi faydasını böylece inceledikten sonra diğer dikkat edilecek husus ise doğallığını yitirmiş, işlem görmüş rafıne gıdalardan kaçınma. Kapitalist sistem, para kazanmak ve aşırı kar hissi iIe bize buğday, pirinç gibi gıdaların kepeğini alıp çabucak tüketilmesini öngörmekte, fakat bilim tam aksini söylemekte. Kepekli buğdaydan yapılan ekmek veya esmer (kepekli) pirinç bağırsaklardaki yağı ve kolesterolü emerek bunların vücuttan atılmasını sağlarken yine beyaz unlu gıdaların bizzat damarlarda tıkanıklığa yol açtığı tıbben teşhis edilmiş bir gerçek.Hakeza sebze ve meyveler de lifli yapılarıyla vücudumuzu muntazaman aşırı yağa, dolayısıyla kolesterole karşı korumakta. Tereyağ, margarin ve bunlarla yapılan gıdalarla damarları tıkamak yerine yağ ihtiyacı fındık, fıstık, ceviz, zeytin, tahıl, bakliyat gibi doğal kaynaklarla giderilmeli. Beyaz tuz, beyaz şeker gibi gıdalar ise her hastalıkta olduğu gibi burada da kaçınmamız gereken diğer maddeler. Doğal tuzu artık aktarlarda sorarak bulmamız mümkün. Şeker ise bildiğimiz gibi tahıl, bakliyat, meyve, sebze ve süt ürünlerinde karbonhidrat, glikoz, fruktoz, sakaroz, laktoz gibi değişik biçimlerde en doğal halIeriyle bulunmakta. Bu noktada değinmeden geçilinemeyecek bir diğer husus da birtakım meyve, sebze ve bitkilerin de yüksek kolesterolü düşürerek daha etkin bir rol oynadığı. Vücudumuza fazla kolesterolü getiren gıdaları kestikten, oruç gibi sigortavari sıhhi uygulamalara geçtikten sonra medet umabileceğimiz bu yardımcı gıdalar şunlar:

Elma: Kolesterolün vücuttan çıkmasına yardımcı oluyor. Damarları yumuşatarak damar cidarlarındaki tortuları temizleyip, kalbin yorulmadan çalışmasını temin etmekte.

Çilek: Bedeni toksinlerden arındırıyor. Damar sertliğinde faydalı olduğu biliniyor.

Üzüm: Kanı temizleyip, toksin attırıyor. Kalbi ve karaciğeri kuvvetlendirdiği için de tavsiye edilen diğer meyvelerden. Damar sertleşmesini ve kolesterol birikimini engelleyen çimlendirilmiş buğday, greyfurt, karpuz, kavun, lahana, bezelye, portakal, patates, soğan ve damarların yumuşamasını sağlıyan "P" vitamini içeren mandalina, portakal kabuğu, yeşil biber de tüketilmeli. Son olarak bazı tavsiyeler; çavdar ve arpa ekmeği, ökse otu + oğul otu + tarçın + karanfil + nane çayı, sarımsak, hünnap gül ve ardıç. Kolesterolü düşürme ve bir daha yükseltmeyerek birçok hastalığın riskini ortadan kaldırma, ancak sistemli bir beslenmeyle mümkündür.

SABAH:

1) Önce yeşil bir salata (roka, tere, hindiba, ebegümeci, ısırgan, marul vb. herhangi bir veya birkaç yeşillik) + doğal zeytinyağı + doğa1 tuz +1imon,

2) 2-3 dilim kepekli ekmek, az yağlı beyaz peynir (100-150gr) peynir yerine soya eti veya peyniri daha ideal,

3) Reçel yerine özellikle elma, üzüm ya da herhangi bir meyve,

4) Zeytin, soğan (sarımsak da olabilir),

ÖGLE/AKŞAM:

1) Yemekten önce yukardaki gibi bir salata,

2) 1 tabak sebze yemeği (Kabak, patlıcan, pırasa vb.), Haftada 3-4 öğün bakliyat sebzenin yerini alabilir. (mercimek, nohut vb.),

3) Kepekli ekmek (arpa, çavdar, buğday). bulgur yada kepekli pirinç pilavı,

4) Yemekte veya yemek aralarında vücudun protein ihtiyacı olarak 1 tabak soya (100-150gr) veya az yağlı yoğurt (100-150 gr ) muhakkak tüketilecek.

NOT: Özellikle soya ve ürünleri temin edilebilirse süt ürünlerine tercih edilmeli böylelikle iyileşme süreci hızlandırılmalı.


Copyrhigt 2003 © gurayim.com

info@gurayim.com