SİSTEM AYARLARI:
Sahne ayarları
-Sahne kenarındaki ön monitörleri müzisyenin arkasına hedefleyerek yerleştirin.
-Mikrofon ve standları ve kendilerine ait monitörleri 30-90 cm arası bir mesafede ve
bakış açısına göre mikrofonların arkasına bakacak şekilde yerleştirin. Diğer
monitörler de mümkün olduğu kadar müzisyene bakacak şekilde ve mikrofonların
arkasına bakacak şeklide yerleştirilmelidir. Bu yerleştirme şekli feedback
potansiyelini azaltır.
-Ana kolon sistemi (FOH : Front of House), köşelere ve doğruca dinleyiciye bakacak
şekilde yerleştirilmelidir.
{Tavsiye : Ana kolonları, sahne ortasında müzisyenler için bir dinleme
alanı oluşturmak için çevirmek, feedback potansiyelini yükseltir. Fazla monitörleri
dinleyicilere doğru çevirebilirsiniz.
Bağlantılar
{Tavsiye : Kanallara ait bilgileri kablolara küçük etiketlerle (Vokal, Gitar,
Bass vs şeklinde) yazın.
-Tüm mikrofon, line seviyeli sinyal kaynakları, kaset deck, CD çalar, enstrüman amfi
Line çıkışları, efekt cihazları ve harici efekt ünitelerinin, küçük etiketlerle
(Vokal, Gitar, Bass vs şeklinde) işaretlediğiniz kabloları mikser cihazındaki giriş
ve çıkışlara takın.
-Kolonları hemen bağlamayın. Miksere kısa süreli Jack giriş ve çıkışları
kolonlar üzerinde (sonucunu hemen tespit edemeyeceğiniz) hasara yol açabilir.
Kolonları en son bağlayın.
-Benzer şekilde, amfi ve kolonları bağladığınızda, amfi ya da amfilerin miksere
bağlı olduğundan ve miksere enerji geldiğinden ve güç (power) düğmesini açık
olduğundan emin olun.
Mikserde ve güç (power) amfilerde çok kısa süreli bir enerji saklı olması
muhtemeldir ve güç (power) düğmesinin sonradan açılması durumunda bu kısa süreli
enerji power amfilerde yükseltilerek kısa süreli bir patlama sesi oluşabilir ve
kolonlarda zarara yol açabilir.
{Tavsiye : Böyle bir sorunla karşılaşmamak için cihazların güç (power)
anahtarlarını ve master volume potansiyometrelerini kapalı tutmak yararlı olacaktır.
Crossover'lar ve Hoparlör İşlemcileri :
-Elektronik crossover'lar ve hoparlör işlemcileri mikser ve güç amfileri arasına
bağlanır.
Mikserin çıkışı elektronik crossover'ın girişine, crossover'ın çıkışı da
hoparlörlere bağlanır.
4 çeşit işlemci ile karşılaşmanız mümkündür.
a. Basit işlemciler (özel tipte hoparlör sistemleri için ön-equalizasyon)
Bu tip işlemciler, mikser ve güç amfileri arasına normal ekolayzır (equalizer)
cihazları gibi bağlanırlar.
b. Ayarlanabilir aktif crossover'lar. Bunlar; woofer, horn, tweeter, subwoofer ve
full-range duvar hoparlörlerini ve amfilerini ilgili oldukları frekanslarda sürmek
için kullanılırlar. Her hoparlör için gerekli crossover frekansını, üretici firma
broşürlerinden öğrenebilirsiniz. Eğer bu mümkün değilse, bu değerleri
kulağınızla tespit ederken dikkatli olun. Çıkış seviyelerinin tümünü maksimumda
aynı seviyeye getirin (logaritmik potansiyometrenin düşük seviyelerindeki toleransı,
büyük değerlerinde olduğundan daha farklı olacaktır), crossover'ın giriş
seviyesini güç amfisini aşırı yüklemeyecek şekilde yavaşça artırarak ayarlayın.
c. Crossover/Processor kombinasyonu işlemciler. Bir crossover gibi bağlanıp
işletildiği halde, değişir crossover frekansları bulunmamasından dolayı, özel
hoparlör sistemleri için üretilmiş gibidirler.
d. Yüksek duyarlıkta İşlemci/Crossover/Kompresör kombinasyonu işlemciler. Bu
işlemciler üzerinde bulunan otomatik kalibrasyon ayarları ile hassas frekans ve kazanç
ayarı yapılabilir.
SES KONTROL (SOUND CHECK)
Bu aşama, konserin başlamasından önce tüm ayarların kontrolü ve konserin provası
aşamasıdır denilebilir. Bu aşamanın yapılmasına olanak yoksa, aşağıdaki
tavsiyelerden faydalanabilirsiniz.
-Master volume seviyeleri kapalıyken, kanal giriş seviyelerinin kazancını
"clip" göstergesi yanana kadar açın ve daha sonra da birazcık kısın. Bu
ayar, kanallarda optimum sinyal-gürültü oranın (signal to noise ratio)
sağlayacaktır.
- Eğer mikserinizde kazanç/attennuatör ayarı yoksa, kazancı ayarlamak için en iyi
yol, kanal seviyesi ya da kanal volum seviyelerini master potansiyometrelerinin 1/3'ü
oranına çekmektir.
-Şimdi master volume potansiyometrelerini yavaşça açın ve kanal seviyelerini Front Of
House ve Public Amplifier'lardan duymak istediğiniz seviyeye gelene kadar getirin.
-Açık kalan mikrofonlar feedback ve gürültü problemine neden olabilir. Bu yüzden,
Sound Check bittikten sonra ilk olarak mikrofonlar ve akustik gitar, perküsyon vs. gibi
mikrofon kullanan kanallardan başlayarak kanalları susturun. Mikserdeki MUTE butonu,
ilgili olduğu kanalı susturur. Mikserinizde MUTE fonksiyonu yoksa, volume
potansiyometrelerinin seviyelerini işaretleyip tamamen kapatın.
-Mikser EQ potansiyometrelerinin tamamını merkez (flat) durumuna getirerek ayarlamaya
başlamanızda fayda vardır. Bu durumdayken kanaldaki EQ etkisi sıfır seviyesinde
olacaktır.
PA (Public Amlifier) sistemler için (Home Stüdyo değil!) aşağıdaki EQ ayarlarını
kullanabilirsiniz.
| Giriş |
Bas |
Mid |
Tiz |
| vokaller |
flat |
flat |
flat |
| akustik gitar |
flat |
-3 |
+2 |
| kick/kroskes |
flat |
-3dB |
flat |
| trampet |
-6dB |
flat |
flat |
| floor tom/bas tom |
flat |
flat |
flat |
| tenor tom/alto |
-3dB |
flat |
flat |
| ziller |
-12db |
flat |
flat |
| trumpet, tenor ve alto sax |
-3dB |
flat |
flat |
| trombone, bariton sax |
flat |
flat |
flat |
| gitar amp |
flat |
flat |
-3dB |
| bas amp |
flat |
-3dB |
flat |
| harmonika |
-6dB |
flat |
-3dB |
Bazı Enstrümanların Frekans Aralıkları :
Bas Gitar
41-260 Hz |
Solo Gitar
196-1500 Hz |
Bas İnsan Sesi
75-300 Hz |
Tenor İnsan Sesi
120-540 Hz |
Contraltoİnsan Sesi
170-650 Hz |
Soprano İnsan Sesi
250-1100 Hz |
Timpani
87-103 Hz |
Harp
31-3200 Hz |
Çello
65-850 Hz |
Grand Piyano
27-4000 Hz |
Pikolo
587-3950 Hz |
Tuba
43-349 Hz |

(Bas : 20-200Hz, Mid : 200-2000Hz, Tiz : 2000-20000Hz)
Konuşma sesi için kullanılabilecek mikrofon kanalı EQ ayarı aşağıdaki gibi
olabilir.
31Hz (-12dB), 125Hz - 2kHz (0dB), 17kHz (-12dB); (Tolerans : -2dB ~ +2dB)
- Reverb veya eko efekti prensip olarak vokallere, düşük seviyede olacak şekilde
eklenir.
Bazen solo gitar, klavye (keyboard) ve nefesliler de az miktarda bu efektlerden
faydalanabilirler fakat davul ve bas gitar genellikle bu efekti kullanmaz ve fabrikasyon
(dry) tonunda yalın olarak kullanılırlar.
-AUX ya da monitor çıkışı seviyeleri müzisyenlerin ihtiyacına göre belirlenir.
Başlangıçta vokal kanallarının monitörlerde daha güçlü seviyede olacağı var
sayılır. Akustik gitar da abartılı olmayan ama yüksek seviyeli monitör gönderimi
gerektirir fakat diğer kanallar için daha düşük monitör seviyelerinde olabilir.
Davula ait mikrofon kanallarının monitör gönderimleri başlangıçta düşük
tutulabilir, gerektikçe de açılarak uygun seviyeye çıkarılır.
Klavye (keyboard) veya davul için müzisyenlerin isteklerine göre ayarlanacak ikinci bir
monitör sistemi kurulabilir.
-Eğer, mikserde monitörlere efekt göndermek için gerekli master katlar var ise şunu
unutmamak gerekir; monitörlere reverb veya echo efekti eklendiğinde Front Of House
sisteminde düşük bir oranda feedback oluşturabilir.
-Stereo bir mikser kullanıyorsanız, PAN (Panaroma) potansiyometreleri merkezde olacak
şekilde ayarlanmalıdır. Eğer, mikser çıkışında (MAIN) , SUM ya da MONO ayarını
seçip mono PA sistemi sürecekseniz, farklı bir PAN ayarı kullanabilirsiniz.
- Yüksek volumlerde Front Of House sisteminin pozisyonunu ayarlayarak olası
feedback problemini önleyebilirsinz.
SES SEVİYESİ AYARI
Eğer, sound check sırasında iyi bir ayar yaptığınıza inanıyorsanız, kanal
seviyeleriyle çok fazla oynamayın. Sadece enstrüman sololarında, geri vokallerde ve
sık kullanılmayan kanallarda ihtiyaç olduğunda yeni ayarlar kullanabilirsiniz. Solo
vokalist mikrofondan uzaklaşmayı alışkanlık haline getirmiş ise ara sıra seviye
ayarı yapmak gerekebilir. Şarkıcınız bu alışkanlığında ısrar ederse, kişisel
monitoründeki ses seviyesini aşağı çekmek çözüm olabilir. Şarkıcınız bu ses
azalmasını telafi etmek için daha güçlü söylemek ve/veya mikrofona kapanmak zorunda
kalacaktır.
Monitör Ses Seviyeleri
Kanal monitör seviyeleride yukarıdakine benzer bazı ayarlamalar gerektirecektir.
Pre-Fader, Pre-EQ monitor gönderimleri bağımsız bir mix gerektirir. Örneğin,
harmonika çalmaya hazır olduğunda mikrofonunun seviyesini ve monitor seviyesini
yükselteceksiniz. Nefesli mikrofonları, akustik gitar mikrofonları vs. de gerektiği
ana kadar kapatılacaktır.
AŞIRI SES YOĞUNLUĞU
Konser esnasında muhtemelen sesteki aşırı yoğunluktaki güçten dolayı duymanızda
bir derecede kalite düşmesi olacaktır. Bunu en iyi göstergesi yüksek frekans
hassasiyetinde kayıpların ortaya çıkmasıdır. Buna karşın, düşük frekanslar bu
seviyede etlikenmez. Bu kalite düşmesinin bir göstergesi de kulaklarda çınlama ve
rahatsızlık oluşmasıdır.
Kulağınızda yüksek frekanslarda oluşan azalmayı telafi etmek için mikserdeki
yüksek frekans EQ'ları veya crossover üzerinden HF kazancı yükseltmeyi
düşünebilirsiniz ama bu hiç de iyi bir fikir sayılmaz. Bunu yapmanız durumunda,
insanların kulaklarında çok yüksek parlaklıkta ve rahatsızlık verici bir ses
oluşturacaktır. Ayrıca, aşırı yüklenme nedeniyle oluşan düzenli harmonikler,
tweeter/horn arızasına ve Front Of House üzerinde gürültüye (distortion) neden
olabilir. En iyisi EQ seviyelerini kurcalamamanız olacaktır. Muhtemelen ertesi gün daha
iyi duymaya başlarsınız. Susturucu kulaklıklar iyi bir yatırım olabilir.
Sürekli işitme kaybına yol açabilecek ses basınç limitleri (OSHA):
90 dB SPL
92 dB SPL
95 dB SPL
97 dB SPL
100 dB SPL
102 dB SPL
105 dB SPL
110 dB SPL
115 dB SPL |
8 saat
6 saat
4 saat
3 saat
2 saat
1.5 saat
1 saat
.5 saat
<.25 saat |
FEEDBACK SORUNU
Feedback Sorunu ile Mücadele
Sound check ve ayarlamalar sırasında herşey yolunda olduğu halde herhangi birinin
mikrofonuyla monitörüne yaklaşması ile feedback problemiyle karşılaşabilirsiniz.
Böyle bir durumda, buna neden olan mikrofonun monitör kanalı veya PA seviyesini
aşağı indirebilirsiniz. Eğer Front Of House sistemine fazlaca giden sinyalden dolayı
feedback sözkonusuysa, kanalın seviye poansiyometresini (fader) aşağı
indirebilirsiniz.
Bununla birlikte, aşağıdaki önlemleri uygulamayı deneyebilirsiniz;
(A) Eğer, giriş kanal kazançlarının yüksekliklerini kafi miktarda
açtıysanız, clip ışıklarında bazı hareketler olacaktır. Feedback oluşan kanalda
ise clip ışığı daha parlak ve sürekli bir şekilde yanacaktır. Feedback
oluştuğunda clip led'lerini tarayın ve clip ışıgı sürekli yanan kanalım monitör
gönderim (send) seviyesini aşağıya çekin. Eğer feedback yapan kanal kullanılmayan
bir mikrofonun bir kanalıysa, o kanalı kapatabilirsiniz.
Feedback ile sonuçlanması muhtemel durumlara karşı basit önlemler :
(Feedback eliminatör sistemleri kullanmak faydalı olabilir)
* Davulcu bir monitör kullanıyorsa, overhead drum/cymbal mikrofonların seviyelerini
biraz kısın.
* Mikrofon kanallarının monitor gönderimlerini biraz kısın. Eğer burada bir sorun
yoksa, feedback minimizasyonu için kanala ait EQ'ları değiştirmeyi deneyin.
* Bir şarkıcının akustik gitar mikrofonu monitöre fazla yakın olabilir, onu
monitörden uzaklaştırın.
Bazı şarkıcılar genellikle iyi seviyede ses almak istedikleri vokal mikrofonlarını
ve gitar pick-up'ları aynı monitöre alırlar, bu durum feedback için bir davetiye
olabilir. Böyle bir durumda gitara ait monitör gönderimlerini (send) biraz aşağı
çekin. Eğer mikseriniz faz değiştirme özelliğine sahipse, gitar kanalının fazını
değiştirmeyi deneyin, böylece monitör seviyesini feedback'siz bir şekilde eski
seviyesine getirebilirsiniz.
{Tavsiye : Mikser giriş fazını döndürmek, sürekli feedback probleminin
çözümünde bazen çok etkili bir yoldur.
Bu yöntem, mikrofon ve pick-up kaynaklarının aynı monitörde olması ve mikrofonun
monitörle çok yakın olmasından doğan feedback sorununda çok iyi çalışır.
(B) Eğer, hala feedback problemini önleyemiyorsanız monitör master seviyelerini
tamamen aşağı indirin. Bu problemi kesin olarak çözecektir ama bunu yaptığınızda
orkestra ve şarkıcınız monitörsüz kalmış oluyor. Monitörleri yavaşça tekrar
açarak uygun seviyeye (muhtemelen az önceki seviyesinden daha aşağıya) getirin.
Monitör master seviyesini azaltmanız durumunda ana (main) ses seviyesini de indirmeniz
gerekeceğini unutmayın.
(C) Şimdi main ve monitör seviyelerini eski durumlarına getirmek için acil
çare bulmak durumundayız.
İlk olarak main ve monitor EQ'larına başvurun. Kulaklarınızın size söyldediği
frekanslardaki potansiyometreleri birazcık (-3dB kadar) aşağı çekin. Şimdi yavaşça
master seviyesini açın. Eğer feedback tekrar başlarsa, master seviyesini tekrar biraz
aşağı çekin ve master seviyesini biraz daha açabilmek için.EQ fader'ları tekrar
merkez seviyeye alın ve diğer frekansları aşağı çekmeyi deneyin.
Artık kontrolü ele almış olmalısınız fakat main ve monitör sisteminin frekans
cevapları değiştiği için muhtemelen gerçek ses performansından biraz
uzaklaştınız. Dikkatlice bazı EQ potansiyometrelerini tekrar merkez pozisyonuna
getirmeyi deneyin. EQ seviyelerini mümkün olduğunca normal pozisyonlarına getirmeye
çalışmanız gerekmektedir. TÜM EQ POTANSİYOMETRELERİNİ BİR ANDA AŞAĞIYA
İNDİRMEYİN. Mikser master seviyelerini düşürmeniz de aynı sonuca neden olurdu,
ancak muhtemelen kısa süre sonra yeni bir feedback problemiyle karşılaşırdınız.
(D) Mikrofon ve hoparlörden kaynaklanan feedback problemi değişmezdir. Problemi
doğru düzgün çözebilmek için bu iki zanlının EQ ayarlarını tekrar tektar
yapmanız kaçınılmazdır.
(E) Belki gerçekten bu problemi tamamen çözebilecek bir main ve master seviyesi
bulabilirsiniz. Fakat şüpheli bir elektrik gitar ve amfisi, veya elektrik/akustik gitar
ve amfisi feedback yapmak için bir hata olmasını beklemekte olabilir.
{Tavsiye : Eğer bir gitarist veya şarkıcı/gitarist, yedekteki elektrik-akustik
gitarını amfiye girmekte ve sesini açık bırakmakta ısrar ederse, tellerde rezonans
oluşması durumunda penasını bırakmaya ikna etmeyi deneyebilirsiniz. Bu basit bir
çözümdür fakat hangi tellerin bunu azalttığını bilmeyi gerektirir.
Not: Sıklıkla kalın E, A, D telleri rezonans oluşturur.
Elbette ki en iyi çözüm, gitaristin yedek gitarının ya da gitar amfisinin sesini
kapalı tumasıdır.
Siğer şüphelenilebilecekler:
-Takılı kalmış bir keyboard notası.
-Akustik piyanonun kendi monitor amfisiyle feedback'i.
-Direk olarak aktif monitör ya da kombo amfiye bağlanmış kullanılmayan bir enstrüman
mikrofonu.
Tüm bu problem oluşturabilecek durumların mikser üzerinden düzeltilmesi
imkansızdır.
Kimileri sahnede mümkün olan volum seviyesinden aşağıda söyler/çalar, kimi
klavyenin (keyboard) tuşu takılı kalır, kimi mikrofonunun yerini değiştirir ya da
başka herhangi hatalı birşey yapar. Ama herkes problemi tonemeister'in çözmesini
bekleyecektir. Kolaylıklar!
SİNYAL TAKİBİ
PA (Public Amplifier) sistemlerde sinyalin nasıl dolaştığına bakarak daha hassas bir
analiz yapabiliriz.
PA sistemler 3 temel element barındırır.
-[A] Sinyal (signal); mikrofon, teyp deck, CD çalar, elektrikli bir
enstrüman, Line seviyesinde bir amplifikatör çıkışı, başka bir mikserin
çıkışı ya da herhangi bir ses sinyali olabilir.
-[B] Amplifikatör Katı (amplification stage); ön amplifikatör katı
(mikser) dahil olan bir sinyal güçlendirici.
-[C] Hoparlör Sistemi (speaker sysstem);
Temel sinyal yolu her zaman A'dan B'ye ve oradan da C'ye doğrudur (A>B>C). Sinyal,
her katta maksimum kapasitesine ulaşır. Mikserler, güç amfileri, ön-amfileri ve
hoparlörler güç kapasitelerine göre anılırlar. Kapasite üzerinde bir güç aşımı
durumunda sonuç, gürültü (distortion) veya hoparlörlerin havaya uçması seklinde
olacaktır.
"Clip" göstergeleri olarak kullanılan LED'ler (Light Emitting Diode), bir
mikser, sinyal işlemci (reverb, EQ vb.) ya da bir güç amfisinde aşırı yükleme
(overload) sınırına ulaşıldığını ve dolayısıyla sinyalde gürültü
(distortion) başladığını size haber verir. Ne yazık ki, hoparlör sistemleri için
bu kadar etkili bir uyarı sistemi mevcut değildir. Kolonlarda sinyal bozulmasını ya da
hoparlörlerin zarar göreceğini öngören sigorta veya elektronik bir devre yoktur.
Basit koruma devreleri kurulabilir ama bu devreler (frekans karakteristiğinede belli bir
kayba da yol açarak) amfilerin ısınmasıyla sinyalde oluşmaya başlayan düzenli ve
güçlü harmonikleri filtrelerler ve tweeter'ları zarar görmekten kurtarabilirler.
PA işlemi sizin gönderdiğiniz bir kaynak sinyalle başlar. Bu kaynak herhangi ve
birbirinden oldukça farklı olarak, bir elektrikli enstrümandan, Line seviyesinde bir
çıkışa, bir enstrüman amfisine, bir teyp deck'e veya bir CD player'a ya da başka bir
mikserin çıkışına ait olabilir. Mikrofon sinyali en çok kullanılan sinyal
kaynağıdır ve diğerlerinden daha fazla anlaşılması çok önemlidir.
MİROFONLAR
Temel Mikrofon Tipleri
Profesyonel ses sistemlerinde kullanılan iki tip temel mikrofon vardır; 'dinamik'
ve 'kondansatör'. Üçüncü bir tip mikrofon da 'şerit' (ribbon) dur ve
aşırı kırılgan oluşu nedeniyle canlı müzikte kullanımı pek uygun değildir.
Dinamik Mikrofonlar
Fantom Power, pil vb. gerektirmeden, kolayca bulunan, sıklıkla ve rahatlıkla PA
sistemlerde kullanılabilen, sağlam yapısı olan bir mikrofon türüdür. Bir
diyaframın ortasına iliştirilmiş saç kalınlığında bir bobinin, manyetik bir alan
üzerindeki hareketi ile ses sinyali üretmesiyle hoparlör benzeri bir çalışma
prensibi vardır. Tek fark, hoparlöre giren elektrik enerjisi diyaframı hareket
ettirerek havayı hareket ettitirerek ses olustururken, mikrofonda ses kaynağınden gelen
hava akımı diyaframa çarparak manyetik alan etkisiyle birkaç mili Volt gibi çok
küçük seviyede (1 miliVolt : 1 Volt'un 1000'de 1'i) elektrik enerjisi üretmektedir
(Motor ve Dinamo prensiplerini andırıyor).
Ses dalgasının belli bir frekansta ve kutupta voltaj değişimi ve belli genlikte ve
güçte elektriksel dalga oluşturur (daha güçlü ses, daha büyük dalga, mikrofonda
daha geniş bobin hareketi, manyetik güç etkisinde daha fazla voltaj yaratılması
demek). Oluşan birkaç mili Volt'luk elektriksel ses sinyali mikrofon kapsülünden yola
çıkarak özel bir mikrofon kablosu (ekran ya da blendaj korumalı kablo) üzerinden
miksere gider 1000~1700 kat güçlendirilerek, kullanılan amplifikatör gücüne göre
500~1000 kat güçlendirilmek üzere güç-amplifikatörüne oradan da hoparlöre
gider.Burada hoparlör tam olarak mikrofonun yaptığını tersini yaparak
güçlendirilmiş ses dalgasını tekrar oluşturur. Elektrik enerjisiyle titreşen
diyaframı havayı sıkıştırıp gevşeterek ses dalgalarını oluşturur. O halde
birbiri yerine kullanılmaya kalkıldığında prensipte çalışmaları gerekir diye
düşünebiliriz. Gerçekten de, hoparlörü mikrofonun yerine bağlar ve diyaframına ses
sinyali göndeririseniz mikrofon gibi çalıştığını görebilirsiniz ancak mikrofonu
hoparlör çıkışına bağlamaya kalkarsanız çok çok çok kısık ses seviyesindeyken
biraz ses almanız mümkündür ama sesi biraz açmaya kaltığınız da mikrofonun
diyaframındaki bobinin kızardığını ve kullanılamaz hale geldiğini gereceksiniz
(Sakın Denemeyin! Denerseniz, sonuçlarına da katlanırısınız).
Dinamik mikrofonlar vokal, enstrüman ve enstrüman amfilerinde kullanım için idealdir.
Bazı modeller özellikle kick/kroskes/bass drum ve bakırlılar için uygundur.
Kondansatör Mikrofonlar
Kondansatör mikrofonlar yüksek hassasiyette ve yumuşak frekans cevabı sunar. Dahili
bir pilden sağlanan küçük bir DC gerilim ya da mikserdeki phantom güç ünitesi
üzerinden beslenerek çalışır.(Fantom güç, dinamik mikrofona uygulandığında
mikrofona zarar verebilir)
Küçük bir hava boşluğu içine yerleştrilmiş iki ince plaka ve geçirgen materyal
arasında oluşan pozitif ve negatif enerji değişimleri sayesinde çalışır. Bu yapı
diyafram bir kartuştur. Ses dalgalarının plakalar üzerinde oluşturduğu titreşim,
bir rezistansı (direnç) sıkıştırıp gevşetir. Ses dalgalarının oluşturduğu bu
hareketler bir dielektrik katsayısına bağlı olarak, belli bir voltajda, kutbu
değişen (alternatif), belli bir genlik ve frekanstda bir sinyal oluşturur. Bu sinyaller
miksere gider ve orada güçlendirilir.
Kondansatör mikrofon (muhtemelen kick/kroskes/bass drum hariç), hemen hemen tüm
uygulamalar için idealdir. Bazı modeller pick-up soundlarına, koro uygulamalarına
özel olarak tasarlanmıştır. Diğer kondansatör mikrofonlar da öncelikler akustik
enstrümanlar için (özellikle gitar, banjo, mandolin, violin, kontr bas, piyano ve her
çeşit yaylı enstrüman) tercih edilirler. Davul setini üstten örten uygulamalarda
(overhead) da kondansatör mikrofonlar kullanılırlar.Genelde kondansatör mikrofonlar PA
uygulamalar için oldukça kırılgan yapıda sayılır ama yıllar içinde bunu telafi
edecek dayanıklı modeller üretilmiştir. Üstelik, neredeyse dinamik mikrofonlara
eşdeğer modeller bile mevcuttur.
Pickup Kalıpları (Yönlendirilmiş ya da Kutupsal, mikrofon alanları)
Birçok mikrofonun performansı pickup sesine yaklaşmıştır ama henüz eşit
hassasiyete gelememişlerdir.
Tüm önemli orta ve yüksek frekanslı sesler, dışardan mikrofon pickup kalıbına
yaklaştıkça ortaya çıkarılarak, uzaklardaki bas ses basınç seviyelerine
yaklaşır, kalıptan uzaklaştıkça da boğuklaşır.
-Pickup kalıplarını, mikrofonun tasarımına bağlı olarak değişen, hayali balonlara
benzetebiliriz. Bu küresel yapılar mikrofon terminolojisinde 'kutupsal kalıplar' olarak
adlandırılır.
* Uni-directional ya da cardioid mikrofonlar.
* Hyper-cardioid ve super cardioid mirofonlar.
* Omni-directional mikrofonlar.
* Boundary ya da plate mikrofonlar.
* Shotgun mikrofonlar.
* Parabolik mikrofonlar.
Mikrofon Empedans Seçimi:
Yüksek ya da Düşük Empedans. Acaba Hangisini Seçmeliyim? (Z)
Bir zamanlar PA sistemlerde kullanılan tüm mikrofonlar yüksek empedanslıydı.
Öyleydi, çünkü, o günlerde kullanılan tüm PA amfilerin giriş empedansı yüksekti
(high Z) ve sahneden bulunan mikrofon kabloları nadiren 20 küsür feed uzunluğunu
geçerdi. PA teknolojisinin doğduğu "Woodstock" konserlerine kadar böyle
devam etti ve uzun mikrofon kablolarına artan talep sonrasında düşük empedans (low Z)
teknolojisinin doğuşu garantilendi. Düşük empedans gelmeden önce PA bir endüstri
standardı idi.
Yüksek empedanslı mikrofonlar şimdilerde ev eğlence sistemlerinde, kısa-dalga ve halk
bandı (Civil Band) telsizlerde ve ticari amaçlı PA amfilerde (hotel, hastane vb. anons
sistemlerinde) sıklıkla kullanılmaktadır.
Yüksek empedanslı bir mikrofon, düşük empedanslı bir girişe bağlanırsa ne
olur?
Bu durumda mikrofon sinyalinde bazı kayıplar ortaya çıkacaktır.
Sinyal kaybını (ya da yükleme kaybını) dB olarak belirlemek için aşağıdaki
eşitliği kullanabiliriz:
Ryük
YükKaybı = 20 * log (------------------ )
Ryük
+ Rkaynak
Rkaynak : mikrofon empedansı
Ryük : mikser giriş empedansı
Kabul edilebilir kayıp, 6dB ya da daha az seviyede olabilir.
Mikrofon Yerleştirme:
Göreli bir ses kaynağına mikrofon yerleştirmede etkili olan iki değişken unsur
vardır; mesafe ve açı.
Sinyal seviyesi, berraklık ve doğru bas frekans cevabının da dahil olduğu çeşitli
parametreleri etkilemesinden dolayı, mesafe tespiti mikrofonların yerleştirilmesinde
çok önemli bir unsurdur.
Elde tutulan vokal mikrofonları genelde ağızdan 13 cm uzakta tutulur. Kalabalık bir
sahnede oldukça güçlü bir ses seviyesinde çalan bir grup var ise bu mesafe 2.5 - 5
cm'ye kadar düşebilir. Çalan grubun çıkardığı ses, şarkıcının sesi ya da
enstrümanından gelen sesten, mikrofon üzerinde daha baskın olacaktır.
Bununla birlikte, bu mesafede bazı mikrofonlar bas frekanslarda yeterli cevaplarla iyi
sonuçlar verebilir.
Bazı vokalistler 'pop' ve diğer istenmeyen ses etkilerine rağmen bu sound'u tercih
ederler.
{Tavsiye : Eğer bir mikrofon 'pop' ve benzeri istenmeyen sesler oluşturuyorsa, bu
problemi çözmek için düşük freanslı sesleri kanal üzerindeki EQ'dan aşağıya
çekin. Bazı volakistler bu gürültülerden hoşlanabilir ama unutmayın ki, bazı
dinleyicileri de kızdırabilir. Gürültü (distortion), mikserle düzeltilmesi daha zor
bir istenmeyen etkidir. Kanal giriş kazanç seviyesini (gain) azaltarak, attenuation vs.
ile gürültüyü azaltmayı deneyebilirsiniz. Eğer, bu işe yaramazsa, mikrofonu daha
düşük hassasiyetli başkasıyla değiştirmeyi deneyin. Şansınız varsa gürültü
üreten mikrofonun diyaframını değiştirmeyi deneyebilirsiniz, belki eskisi
bozulmuştur.
Açı, tonu belirler. Parlak bir ton elde etmek istiyorsanız, mikrofonu ses kaynağına
doğrudan yöndeltin. Daha yumuşak bir ton için mikrofonu ses kaynağına belli bir
açıyla yerleştirin.
Bazı standard mikrofon yerleştirme tavsiyeleri;
* Solo vokal - Yukarıdaki paragrafta olduğu şekilde.
[dinamik veya kondansatör, kardioid]
* Armoni vokal - Bireysel mikrofonlarda olduğu gibi, biraz uzakta ve kabaca
ağızla 45 derecelik bir açı yapacak şekilde. Eğer iki vokalist varsa, ikisi aynı
mikrofona...
[dinamik veya kondansatör, kardioid]
* Akustik gitar - Direk olarak gitarın körüsüne yöneltilmiş olarak, mümkün
olduğu kadar yakın. (Gövde deliğinin içine doğru DEĞİL! Yoksa çok gürültülü
(boomy) olur)
[kondansatör, kardioid]
* Saksafon - Mikrofonu saksafonun ağız kısmına (çan) açılı olarak ve kabaca
7-8 cm uzaklıkta yerleştirin.
[dinamik, kardioid]
* Trompet, trombon, vb. Direkt olarak çan yapısına yönelterek ve aşırı
yüklemeden kaçınacak şekilde mikrofon mesafesi 1 foot ya da daha uzak olmak üzere...
[dinamik, kardioid]
* Akustik bas - Kabaca 10~15 cm mesafede, f aralıklarından biri ve köprünün
tam ortasına...
[kondansatör, kardioid]
* Gitar veya bas amfisi - Mikrofonu, hoparlör ızgarasının tam önüne, ortadan,
direkt bakacak şekilde yerleştirin.
[dinamik, kardioid]
* Klavye (keyboard) amfisi - Bunlar genellikle 2 yollu hoparlör sistemli
amfilerdir ve bu yüzden bu sistemleri mikrofonlamak daha komplike bir hal alır. İki
adet dinamik kardioid mikrofonu direk olarak woofer ve tvitır'a yönelterek iki mikser
kanalının birini bas, diğerini de tiz karakterli tonlayarak ayarlayın, ama amfiden
Line seviyesinde çıkış labiliyorsanız, bu çıkışı doğrudan mikser line kanalına
girebilirsiniz.
[dinamik, kardioid]
* Grand piyano - Genellikle iki kondansatör-kardioid mikrofon kullanılır. Bir
tanesi piyanonun içinde olur ve bas tellerin ortasına, çekiçlerin ve diğer tiz
tellerin olduğu kısma gelecek şekilde yerleştirilir. Diğer bir bağlantı şekli de
bir plate ve bir de boundary mikrofon ile yapılır.Bir mikrofon kapağın alt tarafına,
diğeri de tiz teller bas tellerden ve çekiçlerden biraz daha yakın olacak şekilde
yerleştirilir.
[kondansatör, kardioid]
* Bas davul/kick - Ön tarafta ve direkt olarak kafaya çok yakında olacak
şekilde ya da tercihan davulun içine yerleştirilir.
[dinamik, kardioid]
* Trampet, ride ziller, tenor ve floor tom - Mümkün olduğunca kaynağın
üzerinde kapanmış şekilde ve yukarıdan aşağıya direk olarak hedeflenerek
yerleştirilmeli. Mikrofon sayısını azaltmayı denemek için herbir açık mikrofonun
sistem kazancını 3 dB azaltın. Örneğin, tenor tomlar üzerine bir ya da iki
kondansatör mikrofon, ride zil + bir floor tom'a bir, bir hi-hat + trampet'e bir mikrofon
koyarak mikrofon sayısını azaltabilirsiniz. 5 ya da 6 mikrofonla (kick dahil) tüm
davulu mikrofonlayabilirsiniz.
[kondansatör, kardioid ya da hiper-kardioid]
|