GENETİK
ALGORİTMALARLA MÜZİK
DNA ve Müzik... Aradaki bağlantı nedir sizce? DNA diziliminin yapısında neden bir
korelasyon (matematiklsel bağlılaşım ) var? DNA dizilimi ve müzikal sinyaller
arasında 1/f noise korelasyonu bulunur. DNA dizilimleri müziğe çevrilebilir.
İnsanın gen haritasının
çıkarıldığının duyurulduğu şu günlerde bu ilginç, ilginç olduğu kadar da
hayranlık uyandıran konuya dikkatinizi çekmek istiyorum.
Yıllar önce, müzikal kompozisyonların
(düzenlemelerin) ve DNA dizilimlerinin tekrar yapılarındaki benzerlikler, (Hope şehri
Beckman Araştırma Enstitüsü'nden) Profesör Susumu Ohno'nun dikkatini çekmişti.
Kromozomların tabanını oluşturan adenine, thymine, guanine ve cytosine haritalarından
türetilen bu müzik, hayretleredüşürecek kadar da mükemmel müzikal sonuçlar verir.
Michigan Üniversitesi'nden Banff ALBERTA, Eylül 1995'de yapılan "Uluslararası
Bilgisayarla Müzik Konferansı"nda şunları söylemiştir;
"Stokastik müzik üretecinin
çıktısından elde edilen materyali sınırlayan bir takım veri filtreleri ile müzik
oluşturma Genetik algoritmaların bir uygulamasıdır. Bunun için algoritmik düzenin
yapısındaki değişiklikler tanımlanır ve bunların çıktıları müzikal örnekler
verirler."
Genetik algoritmalar kullanarak müzik yapılmasında kullanılan yazılımlar olşturmak
için bazı temel kavramların açıklanması, yöntem belirlenmesi ve bunlara bağlı
olarak yazılımın yapısının oluşturulması gerekir. Şimdi biraz da bunlardan
bahsedelim:
GENETİK ALGORİTMA ve TARAMA
Çağdaş algoritmik düzen, stokastik metodlardan farklı yapıdadır. Yaygın olarak
kullanılan problem çözme yöntemleri sorulara genelde cevap verir, en azından bir
takım şartlara bağlı kalarak uygun yapıyı türetmemize olanak sağlar.
Burada hedefimiz, orijinal kriterleri
sağlayan bir çözüm bulmak için mümkün çözümlerin tamamını incelemeden ,
kısıtlı zaman içerisinde en uygun çözüme ulaşmak olmalı.
Bir müzik kompozisyonu için de böyle bir
problem ve çözümünü düşünebiliriz. Mümkün olan tüm kompozisyonların
oluşturduğu bir çözüm uzayı düşünebiliriz. Burada problemimiz, güzel seslerin
diziliminden oluşmuş (ya da ; diziliminin güzel bir ses bütünü oluşturduğu) bir
kompozisyon bulabilmektir. Burada elde edeceğimiz çözüm uzayı yapısal değildir ve
elde edeceğimiz mükemmel sonuçları gerçekten korkunç olanlar izleyebilir. Eğer
kompozisyondaki herhangi bir bölümde birkaç notayı değiştirirseniz ilginç bir eser
olmaktan çok uzaklaşabilir. Yapısal olmayan bir çözüm uzayı, çözüm tarama işini
gerçekten tahmin edilemez bir zorluk derecesine getirebilir.
J. HOLLAND'ın Genetik Algoritma konusundaki
oldukça etkin yöntemi, yapısal olmayan sistemlerin çözümünde bile etkili olabilir.
Bu yöntem, rasgele yaratılmış çözümler
ile işe başlar ve iyi çözümler elde etmek için biyolojik kombinasyonlar kullanır,
optimal bir çözüm bularak sonlanır. Çözümler, kromozomlar tarafından temsil
edilirler. Koromozom yapılarını ifade eden sayı dizileri vardır. Tek sorun, ebeveyn
kromozomlardan gelen yapılar ile yeni sayı dizileri yaratmaktır. En iyi çalışan
cevaplardan oluşan uzayımızı oluşturmak için yapılacak şey, bu dizileri
birleştirmeye çalışmaktır. "Bulanık Mantık" problemlerinin çözümünde
de kullanılan bazı yöntemler, çözüm bölgemiz yetersiz kalıyorsa veya karar vermek
için çok net bir yolumuz yoksa kullanılabilir. Bu yöntem, teknik müzik için ilk
olarak 1991 yılında, A. HORNER tarafından kullanıdı. Bu konuya farklı açılardan
yaklaşımlar da olmuştur. HORNER, genetik algoritmaların tematik dönüşümlere
uygulanması ile ilgilenmiştir. J. BILES, genetik tabanlı çalışan bir jazz
solistidir. D. Horowitz, genetik algoritmaları ilginç ritmler oluşturmak için
kullanmıştır. En büyük problem, çözüme ulaşmak için taranması gereken alanın
çok büyük olmasıdır. Tatmin edici bir sonuca ulaşılması için gereken süre çok
uzun olacaktır. HORNER, bir melodi arayışındadır. BILES de verilen akorlar üzerine
solo melodiler üretmek ister. HOROWITZ ise sadece bir ölçüyü kapsayan ritmlerle
ilgilenir. Bu farklı arayışlar problemin boyutunu azatlmak yerine, çözümü başka
şekillerde arama ile ilgili bir odak oluşturmaya yardımcı olur.
DEĞİŞİMLER
Proje, müzik yazarının rutin işlemlerini azaltmak amacıyla aşağıdaki kuralları
bir bilgisayar programına aktarmakla başlar.
1. Müzik parçasında kullanılmak üzere bir
takım motiflerin tanımlanması.
2. Aynı anda çalınmak üzere birkaç yeni motifin hazırlanması.
3. ilk motiften seçilerek yeni motiflerin oluşturulması. Mevcut cümlelerden seçilen
kısımlara varyasyon uygulanması.
4. Geniş anlatımlar sağlamak için, oluşturulan cümlelerin birleştirilmesi.
Bu kurallar, yazılım sistemimizin esasını oluştururlar. "Müzik parçasının
düzenlenmesi ve müziğin değerlendirmesi genetik form aracılığı ile
yapılmaktadır.
Bu sistemin modüler bir yapısı vardır. Bunlar:
Besteci Modül
Kulak Modülü
Düzenleyici Modül
İnsan Modülü
Besteci Modül, müziği üretir. Kulak Modülü, yetersiz materyali filtre eder ve
Düzenleyici Modül kromozomlardan aldığı düzeni motiflere empoze eder. İnsan
Modülü ise hoş bir müzik üretmek için başarılı oluşumları sorgular ve bunları
filtre eder.
"Genetik Tarama" yönemi oluşturmak için uygun
olan bir yöntem, daha basit bir müzik oluşturma olabilir. Bu şekilde, problemin
tanımlı olduğu alanın sadeleştirilmesi mümkün olabilir. Daha geniş alanda
tanımlanmış temel ilkeler ile oluşturulmuş bir düzenlemede yapılması gereken iş
miktarı daha az olacaktır. Bu sebeple nota düzeyinde çalışmak yerine, motifler gibi
yüksek düzeyli yapılarla uğraşmak yerinde olacaktır. Böylece sistemimiz küçük
motifler oluşturarak bunları değerlendirecek ve daha geniş anlatımlar için
düzenleyecektir.
Sonuçta ortaya çıkan parçadaki notaların
transpozelerinin,inverslerinin, ölçeklerinin motiflere uygun olmaları zorunludur.
Bu kısıtlama, sonuç olarak ortaya çıkan
parçanın tematik tutarlılığını garanti eder. Bu da İnsan Modülü'nün işini
kolaylaştırır.
Bu yüzden armonik genişletmelerin
(progressions) yerleştirilmesi ve döngülerin hesaplanması daha dikkatli
yapılmalıdır.
Bir müzik eserinin düzenlenmesi işlemi
doğrusal bir işlemdir . Besteci ve kulak modülleri, İnsan modülünü eserden lezzet
alacak hale getirmek için ihtiyaç duyulan rastgele oluşturulmuş görevlerle işe
başlarlar.
Bu görevler başladığında kompozisyon
oluşturma işlemimiz de başlamıştır artık. İnsan modülü, kromozom yapısından
gelen yapılara bağlı olarak, düzenlemede kullanılmak üzere bir takım motifler
tanımlar. Besteci modülü bu motifleri kullanarak ve bu motiflerde varyasyonlar
yaratarak eş zamanlı çalınacak yeni motifler luşturur. Her yeni motif ekleme
sırasında kulak modülüne danışılarak onay alınır. Kulak modülünün harmonik
bileşenlerden memnun olmaması durumunda, motif parçadan çıkarılır.
Böylece, müzikal çıktı, kromozomlar
tarafından belirlenmiş tonalite sisteminin içerisinde kalır.
Düzenleyici modülde bir kez yeterlilik
kriterlerine uygun motif elde edildiğinde daha sonraki motifler için hazırlık
başlamış olur.
Genetik algoritmalar, her bir bileşende
kullanılırlar. Besteci modülü farklı yöntemlerle olsa bile, girdi materyalinde
değişimler üreten stokastik bir işlemcidir.Besteci modülün parametreleri bir takım
genetik algoritmalar ve kromozomlar tarafından belirlenmektedir.
HORNER, buna benzer bir çalışmayı 1993'de
gerçekleştirmiştir.
Düzenleme modülü, listelenmiş,
sıralanmış, kullanılabilir birkaç sözcükten oluşmuş veri adaylarından bir giriş
verisi alır. Sıralanmış bu verilerin her birinin kullanılması mümkün değildir. En
iyi veri, yeni veri oluşturmak için kullanılır. Yalnız, kulak modülü, farklı
tonalite sistemlerini temsil eden kromozomları seçme işinde belirleyici bir role
sahiptir.
Başlangıçta kromozomlar rastgele
seçildiklerinden bunların ürettikleri sesler de rastgele olacaktır.
Kulak modülü, tutarlı ve anlaşılabilir
tonal sistemler üretmekte çok daha başarılıdır.
Kulak modülü, aslında, sistemin en önemli
bölümüdür.
Bu modül veri olarak kullanılan bir kromozom
kolleksiyonudur.Ahenkli birleşmeleri iyi, diğerlerini kötü olarak tanımlar ve filtre
eder.
KROMOZOM YAPISI
Kromozomların tabanını oluşturan adenine, thymine, guanine ve cytosine yapılarının
her biri iki yarım oktavlık aralığa denk bilgi taşır.
"Herbir kromozom bileşeni 12 bit
uzunluğunda, eş zamanlı değişebilen bir yarım sesler takımıdır" .
Dolayısıyla, her iki bitişik kromozom bileşeni, dolaylı bir geçişi belirtir.
Kromozomlardaki bu dizilim,kullanılan
enstrümanın ses frekansındaki alçalma ve yükselme açılarını temsil eder.Başka
bir deyişle; "ses aralıklarını belirlerler".
Bir oktav, 12 sesten oluştuğuna göre; (Do
Majör gamını esas alırsak)
Do, Do#, Re, Re#, Mi, Fa, Fa#, Sol, Sol#, La,
La#, Si
notlarının her birini sayılarla
derecelendirelim. Her notaya karşı bir sayı gelecektir.
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12
Ancak, müzik, tek oktav içerisinde zayıf
düşer.Buna engel olmak için Kulak modülü sekizinci notaya gelindiğinde
alçalma-yükselme açısı birleşmelerini kontrol eder. Her sekizinci nota çalınışı
sırasında, kulak modülü tarafından, sekizinci notanın her ses ile uyumu
değerlendirilir, karşıt ya da destekler şekilde dikkate alınır.
Dik bir alçalma-yükselme açısı birleşimi
bir tamsayı tarafından temsil edilir. 12 tondan oluşan oktavda herbir notanın bir
bit'lik bölümü , bu tamsayının ilk 12 bit'ine uyar. Bundan dolayı, herhangi bir
geçiş kararını vermek çok kolay olacaktır.
1'den 12'ye alçalma ve yükselme
açılarının herhangi bir değeri, aralık sınıflarına (interval classes) benzer
olarak değişecektir.
"Herbir kromozom bileşeni 12 bit
uzunluğunda, eş zamanlı değişebilen bir yarım sesler takımıdır" demiştik.
Dolayısıyla, her iki bitişik kromozom bileşeni, dolaylı bir geçişi belirtir.
İki birleşme arasında benzer bir aralık
sınıfı (interval class) vardır ve bu da alçaltma-yükseltme açısı birleşimi veya
geçişin bütün 12 aralık içerisinde yer değiştirmeleri her iki yapı için de aynı
zamanda geçerlidir. Örneğin, iki bitişik kromozom bileşeni var ise aşağıdaki gibi
uygun bir armonik geçiş olduğunda, bu ikisi aynı zamanda dikkate alınır.

Aşağıdaki örnekte olduğu şekilde ise de dikkate
alınmaz.

Eğer kromozom, müziğin küçük bir
parçasında uygun bir geçiş şekli bulursa kulak modülü tarafından kabul edilir.
MİKROTONAL UYGULAMALAR
Sistem, aşırı derecede esnektir. 12 ton oktavdan seçilen nota, geçerli
kombinasyonların genel tekrar sunumuna bağlı değildir. Mikrotonal aralıktaki
kombinasyonlar başka sayıların tekrar sunumunda kolayca kullanılabilir. Örneğin,19
bit'lik bir yapı,19 yarım tona bölünmüş bir oktava uygundur.
|