Kaos
(Chaos: Karışık, Kargaşa). Karmaşanın düzeni. Meteorolog "Lorenz" in
Çalışmalarıyla bugün bir bilim dalı haline gelen ve kendini tekrarlayan Fraktal
(Fractius: Huysuz; Fraction: Küçük Parça, Kesir) yapıları konu alan Kaos, bize şunu
söylüyor aslında ;
"Karmaşık olması, düzensiz olduğunu
göstermez".
Burada dikkat edilmesi gereken, bu karmaşanın kendini tekrar eden (periyodik) oluşu.
Son zamanlarda Kaologların araştırmalarına müzik de
dahil oldu. ünlü bestecilerin eserlerinde yapılan araştırmalar, bestecilerin
seçtikleri notalarin, zamanlamaların Fraktal yapılara oturduğunu göstermiştir.
Bestecilerin, bestelerini, bu kaideleri düşünerek
yaptıklarını hiç sanmıyorum ama bir ressamın eserini yerleştirdiği tualin,
sinemaskop standardının, piramitlerin açılarının ve daha birçok estetik ve
(neredeyse) kusursuz olarak tanımlanan sistemin matematiksel ifadelere oturması gibi,
Fraktal yapılar da vücudumuzda dolaşan kan hücrelerinin trafiği aksatmaması
(herhangi bir damarın, yoğunluktan dolayı tıkandığını düşünsenize...), borsa
trendinin periyodikliği gibi müzik eserlerinin yapısallığını da açıklayıcı
olmaktadır.
Bir sanat sınıfında olduğunuzu hayal edin.
Öğretmeniniz, çizdiklerinizin belleğinizden olmasının gerektigini söylüyor.
Aklınıza dağlar, ağaçlar, göller ve bulutlar vs.
geliyor. Ancak, çizmek için hazirlandiğiniz sırada öğretmeniniz bir sınırlama
getiriyor:
Çizimlerinizde , Lise geometri derslerinde öğretilen
şekillerden olan düz çizgiler, daireler, üçgenler, dikdörtgenler, küreler, koniler
ve küpler kullanmanız gerekiyor. Bu kısıtlamalar içerisinde kalan çiziminizin
gerçek gibi görünmeyeceğini hemen farkedersiniz.
Sahip olduğunuz geometrik aletler, doğada bulunan
şekilleri üretmezler. Yeni geometrilere ihtiyaç duyarsınız.
1970 öncesi, bu ve benzeri problemler, IBM Thomas J.
Watson araştırma merkezindeki yetenekli araştırmacı Matematikçi "Benoit
MANDELBROT"'un da merakını uyandırdı.
Mandelbrot der ki; Bulut, dağ, kıyı şeridi veya
ağacın şeklini tarif etmek için mevcut geometrinin yetersizliği aşikardır.
Bulutlar, küre değildir, dağlar, konik şekilli
değildir, kıyı şeridi, daire içine alınamaz, ne de düz bir çizgi üzerinden
şimşek geçer. Doğa, yüksek derecede karmaşıklığın tüm farklı düzeylerini
sergiler sadece.
Mandelbrot Geometrisi'nde anahtar, ölçeğe
bakılmaksızın, şekil benzerliği olan "Kendine Benzeme" (Self-Similarity)
kavramıdır. (Bir ben vardır benden içeri. Yunus EMRE)
Doğal şekiller, kendi benzerliklerini sergilerler,
birilerinin oluşturduğu biçimi değil.
Örneğin; Bir defterden koparılmış kağıt parçası...
Bu, açıkça, dikdörtgen biçimindedir. Ancak, kağıdın kenarının bir mercekle
büyütülmüş görüntüsüne baktığınızda ise tam bir dikdörtgen göremezsiniz.
Ayrıntılar ortaya çıkmaya başlamıştır.
Doğal şekiller kendilerine benzerler. Doğa ve
fraktaller, matematik içerisinde birleştirilir ve cisimlerin kendilerine benzerlikeri
tanımlanır.
Fraktal Geometri, doğal şekillerin geometrisidir. Lisede
anlatılan geometri ise doğal şekilleri tanımlamak için yeterli olmaz.
Fraktaller, tamamen rastgele ve karmakarışık beliren
olağanüstülüğün çalışmalarında uygulama bulur.
Kalbin ritmi, stok pazarının davranışı, iletişim
ağları , durağan sistemler gibi, görünüşte karışık, temelde ise mevcut bir
düzeni bulunan sistemleri araştıran bilimsel emeğin bu yeni alanı, karışıklığın
bilimidir.
Bunların ötesinde Fraktaller ve Matematik, aynı zamanda
kullanılabilirler. Bilim, Matematik ve Sanat arasında köprü oluşturan grafik
görüntüleri üretmek için boya, fırça ve kalemlerimizi alalım,
bilgisayarlarımızı çalıştıralım.
Pisagor, Evrendeki ve Müzikteki matematiği
keşfedenlerdendir.
ALGORiTMALAR:
Bu matematiksel algoritmalari kullanarak, bir grafiker ve/veya ressamın, amorf
(Amorpheus: Biçimsiz) bir malzemenin rastlantisal hareketlerinin, beyninde
canlandırdıklarına göre yönlendirme yapabildiği ve sonuçta olağanüstü eserler
ortaya Çıkardığı bilgisayar programları gibi, algoritmik müzik programları da var.
Bulut gibi Fraktal özellik gösteren yapıların
sistematiğini belirleyen mevcut algoritmalar ve/veya sizin geliştireceğiniz
algoritmalar ile müzik eserleri yaratmanız mümkün.
Algoritmik analizin sınırları bununla da bitmiyor. Ses
analizinde de kullanılan (Fourier Analizi gibi...) algoritmalar mevcut. Bunlar ile
istenmeyen sesleri (şebeke zırıltısı (Notch), Ham (Hum), Gürültü (Noise), Tıslama
(Hiss)...) ses kayıtlarınızdan Çıkarmanız mümkün.
|