| AMERİKAN
YERLİLERİNİN IRKSAL ÖZELLİKLERİ Çoğumuz
çocukluğumuzda Hollywood filimlerinide kovboylarla kızılderililer arasındaki
Savaşlarda kızılderililerden yana taraf olmuşuzdur.Onların ilkel silahlarıyla
İstilacılara karşı verdiği amansız mücadeleyi desteklemişizdir.Peki kimdi bu siyah
saçlı esmer tenli savaşcı insanlar, nereden gelmişlerdi ? Colomb’tan binlerce yıl
önce bu topraklara yerleşmiş ve bu toprakların gerçek sahiplerinin kökenleri neydi?
Bazılarını yazıp çizdiği gibi türklerle bir ilgileri var mıydı? Bu konulara
açıklık getirebilmek için bilimsel kaynaklara ve metotlara başvurmak en doğru
yöntem olacaktır. Böylece bilimsel kaynakların ışığında Amerika Yerlilerinin
gerçek kökenlerine ırklarına ve diğer ırklarla olan bağlarına daha gerçekçi
yanıtlar bulmuş olacağız . Prof.Dr.Seniha Tunakan’ın dilimize kazandırdığı
Degerli bir kaynak olan Prof.Henri-v. Vallois’in”İNSAN IRKLARI”Kitapından
yapacağımız aşağıdaki alıntıların bu konuya ışık tutacagı kanısındayız.
Amerika kıtasında yaşayan insanların kökenlerini araştırırken kısa süredir
buralarda bulunan insanlardan ziyade, asırlardır buralarda bulunan insanların yani
Amerika Yerlilerinin kökenlerini araştırmak daha gerçekçi bir yaklaşım olacaktır
.Antropolojiyi ilgilendiren yerli halktır; bunlar Colomb’dan önce orada idiler. Bu
yeni kıtanın büyüklüğüne rağmen bunlar ESKİMOLAR ve AMERİKA
YERLİLERİ olmak üzere iki ırka
mensupturlar.
ESKİMOLAR
Artik
Okyanus kıyısını Asyan’nın kuzey-doğusundan Groenland’a kadar işkal eden Eskimolar
kendilerini çevreleyen topluluklardan çok farklıdırlar ve fizik tipleri kadar kutup hayatına uymuş medeniyetlerle de
karekterlenirler ırk ve etni burada gerçekten birlikte görülmektedir.
Eskimoların
boyları doğudan batıya doğru kısalmaktadır.1m.58 ile 1m.64 arası
değişmektedir.Ortanın altındadırlar Vucut tıknaz ve kuvvetli bir yapıdadır .Kollar
ve bacaklar nispeten kısadır ,eller ve ayaklar küçüktür.Deri rengi sarımtırak
esmerdir ve Mongol lekesi(Doğumda vucudun herhangi bir bölgesinde bulunan koyu
leke.Mongol ırklarında genellikle görünür) çocuklarda aşağı yukarı sabit bir
şekilde bulunur.
Baş karakteristik
bir yapıya sahiptir.Uzun ve çok yüksektir .Yüz kitlevidir,önden bakıldığında beş
köşeli bir şekil gösterir.bu çenelerin çok geniş ve elmacıkların gelişmiş
olmasından ileri gelmektedir Mongollarda olduğu gibi elmacıklar bunlarda da ileri
doğru çıkıntı yapmaktadır.Burun orta derecede geniş ve oldukça tümsektir Mongol
pilisi bunlarda çoğunlukla
görülür.Saçlar siyah ve serttir, gözler kahve rengidir.Eskiden fizyolojik bakımdan 0
kan gurubu Eskimolarda diğer kan guruplarından daha
yüksek bir nispette bulunduğu hatta saf ırktan kişiler arasında yanlız 0 kan
gurubunun mevcut olduğu zannediliyordu .Sonradan yapılan araştırmalar bu fikri
doğrulamamıştır .Melezleşmemiş kabilelerde A gurubunun sayısı hemen hemen 0 kan
gurubu kadar çoktur
Eskimoların bugün yaşadıkları alan çok geniştir:kuzey
Amerika’nın tekmil kuzey kıyısı,artik adalar gurubu ve Groeland buraya dahil olup
batıda Sibirya’da nihayetlenmektedir.Bu alanın uzunluğu 9.000 km dir :Fakat hayat
şartlarının sertliği nedeniyle nufus yoğunluğu çokazdır.1934’te Eskimolar
takriben 40.000 kişi kadardılar.Bunun
18.000 i Groeland 16.000 i Alaska’da yaşıyordu Bunların arasında kalan diğer
bölgelerde bu miktar ancak 5.000 i bulmaktadır. Asya Eskimolarının ise sayısı ancak
bin kadardır .
Bu ırkın fizik karakterleri bunları açık olarak
sarılara bağlamaktadır.Onlardan yalnızca dolikosefal oluşları ve burunlarının daha
tümsek oluşlarıyla ayrılırlar. Bu iki karakterin bir dereceye kadar Orta-Asya Mongol
ırkında gözlemlendiğini önceden görülmütük Hiç kuşkusuz Eskimoların
Amerika’ya gelişleri Asya’dan gelen ve Amerika yerlilerini meydena getiren başlıca
göç dalgalarından (Amerika yerlilerinin fizik tipi bugün birçok Çukçi ve
Kamçadallarda bulunmaktadır)daha sonraki bir dalgaya tekabül etmektedir Doğu ve batı
Eskimoları arasındaki fark ırkın spesializasyonunun (başın daha fazla uzaması
,burnun daralması ,boyun kısalması gibi.)kaynak yerinden ,yani Asya’dan,
uzaklaştığı oranda arttığını göstermektedir.
AMERİKA
YERLİLERİ
Amerika’nın yerli
halkına müşterek olarak verilmiş olan Hindliler adı yanlıştır ;bu ad onlara
İspanyollar tarafından verilmişrir .Zira İspanyollar Amerika’ya geldikleri zaman
Hindistan’a ulaştıklarını zannetmişlerdi.Kırmızı ırk (Red İndian) terimi de
doğru değildir.Avrupalılar Yeni Dünyaya çıktıkları zaman vücutları kırmızı
boyalı insanlarla karşılaşmışlardı.Bu,bazı törenlerde onların adetiydi.Amerika
yerlilerinin derileri sarımtırak beyaz ve esmerdir,fakat hiç bir zaman kırmızı
değildir.
Karışıklığı
önlemek için antropolojistler kendi kendini
yeter derecede açıklayan Amerika Hindlileri (Ameridiens)terimini meydana
getirmişlerdir.Bu terim Eskimolar hariç bütün Amerika yerlilerini içine almaktadır.
Amerika yerlileri
tek bir ırktan mı oluşmuştur?bu soru çok defa tatışılmıştır.Yüz yıl kadar
önce İsveçli Retzius burada üç ırk ayırt ediyordu.Başkaları bunu sekize kadar
çıkarmışlardır .Fakat uzmanların çoğu ,özellikle yerlileri bizzat yerinde
incelemiş olan Amerikalı bilginler bunlarda,bunların aynı bir ırk içinde
sınıflanmasını haklı gösteren bir aile havzasının mevcut olduğu
fikrindedirler.Bazılarının dediği gibi “bir yerliyi
yakından gören kimse bütün yerlileri görmüş demektir”sözüyle yetinmeyip onlarda
mevcut ortak çizgilerin tümünün tanınması yoluna gitmek gerekmektedir.
Amerika yerlilerinin
boyları çok kısa olmamakla beraber değişmektedir;fakat vucut daima tıknaz ve
topludur. Boyun kitlevi göğüs geniş ve derindir ;omuzlar kalçalar kadar geniştir
vegövde biçimsiz şekilde uzun olup bel bölgesinde hatta kadınlarda bile bir daralma
göstermez.Deri koyu esmerimsi sarıdan açık sarıya, hemen hemen beyaza kadar
değişir.Yukarıda da belirttigimiz gibi asla kırmızı değildir.Yeni doğmuşlarda
mongol lekesi son derece fazladır.Sarı ırklarda olduğu gibi saçlar siyahtır ve
kalındır,kesiti yuvarlaktır.Sakal seyrektir,yanaklar üzerinde hemen hemen hiç yoktur.
Beden kılları azdır.
Kafa deformasyonu adetinin çok yaygın olması nedeniyle
baş şeklini taktir etmek çok defa güçtür.Gerçek dolikosefal nadirdir.Yüz geniştir
.Daima çıkık olan elmacıklar ,köşeli ve kuvvetli bir çene ile yüzün ifadesi az
anlamlıdır. Burun iyi gelişmiştir gerçek Mongollardaki basıklık burada yoktur;
fakat Avrupalıların burunlarından daha etkilidir.Gözler koyu renk ve hafifçe
eğridir. Çok kez, ve özellikle çocuklarda hafif bir mongol pilisi vardır. Bunlara
mahsus bu karekter de kesici dişlerin arka yüzünün yukarı kısmının kürek
şeklinde oyuk olmasıdır
Bütün bu çizgilere fizyolojik soydan
olan diğerleride katılmaktadır.İlkin 0 kan gurubunun fazla oluşu. Bunun yalnız saf
kan yerlilerde böyle oldugu idda edilmemiştir.Olaylar bu hipotezi teyit
etmemiştir.Fakat % 80-90 oranında mevcut olduğu da nadir değildir. Yeni dünya’nın
kuzeyinde olduğu kadar orta ve güneyinde de böyledir. Diğer bir genel karekter
nabızların yavaşlığıdı. Buna mentalitedeki garip bir benzerliği de ilave etmek
lazımdır. Amerika’nın bir ucundan öteki ucuna kadar bütün yerliler
soğukdurlar,suskundurlar. Bu yönden diğer birçok ırklarla ,hatta Eskimolarla, açık
bir çelişki halindedirler.
AMERİKA YERLİLERİNİ TÜRKLERLE OLAN IRKSAL YAKINLIĞI
Türklerin Amerika yerli halklarıyla olan
ırksal benzerliklerine bir göz atacak olursak Mongoloid ırkın özelliklerini
incelememiz gerekir.
Mongoloid,Ainuları, Japonları, Çinlileri
Eskimoları, ve Amerika yerlilerini de içine alan, dünyada çok geniş bir coğrafyaya
yayılmış olan ırktır . Türkler’de Mongoloid ırkın bir kolu olan Altay alt ırk
gurubu içinde değerlendirilir. Fakat daha sonra batıya doğru göç etmeleri nedeniyle
Caucasoid ırklarla melezleşmiş ve bunun sonucunda morfolojik değişikliğe uğruyarak
bir kısım özelliklerini yitirmişlerdir. Bu ırk buzul devrinde Caucasoid ırktan yalıtıldığı için (Bering
boğazı ve Güney Himalayalar’la) farklılaşmaya uğramamışlardır. Çoğunluğu
sarı derili, düz siyah saçlı, sakal ve vucut kılları seyrek , yüz yuvarlak, çene
kemikleri çıkık, kaş kemerleri ya hiç gelişmemiş ya da pek az gelşmiş, burun
veyüz basık , göz kapakları şişkin, gözler kısıktır ve görsel olarak az
eşeysel dimorfizm gösterirler (erkek ve dişi arasındaki fark) Bering boğazını
geçerek Amerika kıtasına yayılan yerliler bu ırkın içinde kabul edilir.
Yukarıda değindiğimiz,Altay alt gurubu içinde yer alan
Türkler’in batıya göçleriyle melezleştikleri Caucasoid ırklarınada kısaca
değinecek olursak Kuzey Avrupa, Alpler, Akdeniz yöresi, Kafkasya,Doğu Avrupa, Anadolu,
Kuzey Afrika ve Hindistan Hindu’larını kapsar. Renk beyazdan kahve rengine kadar
gider, saçlar dalgalı, vücut ve yüz kılı fazla, burun oransan olarak dar ve öne
doğru çıkık, dudak ince, çene iyi gelişmiş, yüz düz, alın yüksek ve kan
gurubuda A2 geni baskındır.
AMERİKA
YERLİLERİNİN BÖLGESEL DAĞILIMI
Kuzey- Pasifik Yerlileri:Alaska’da ve Kaya
dağlarını Pasifik’ten ayıran yayla ve dağlar bölgesinde otururlar, Kalifornia’da
dururlar. Avrupalıların buralara girmesi ile azçok dağışmış olan bir çok
kabileleri ihtiva eder.Bu kabilelerden en tanınmışı APACHE’lerdir.
Kuzey- Atlantik Yerlileri:Kızılderililerin en büyük
kısmını teşkil eder.Savaşcı kabilelerden oluşmuşlardır,ava ve balık
avcılığına düşkündürler;Kaya dağlarınındoğusunda Atlatik’e kadar uzanan
ormanlarve çayırlar alanında otururlar . Fransız ve İngilizlerin 18.yüzyılda
karşı giriştikleri saldırılar bunların bugün bulundukları sığınak bölgelerine
sürülmeleriyle sanuçlanmıştır.Mohican , Delawera, Huron, Iroquois, Sioux,
Cheyenne,v.s.ler bugün çok azalmışlardır Kanada’da hala takriben 100.000 yerli
bulunmaktadır, Birleşik Amerikada 1930 da 30.000 kadar sioux vardı,
Delaware’ler 2.000 kişiye inmişlerdir, Moican’lar 1890 da aşağı yukarı 121 kişi
idiler, bugün pratik olarak sönmüşlerdir
Güney-Pasifik Yerlileri:Bu Yerlilerin işkal ettikleri
alan uzunluğuna gitmektedir Burada bir çok kavim bulunur. Bunların arasında
Colomb’dan önceceki Amerika’nın büyük medeniyetlerini geliştirmiş olan Aztek
veya Nahau’lar, Güney Meksika’da çok ileri bir
topluluk yaratmışlardır. Yukatan ‘da Maya’lar Henüz
daha çözülmemiş hierofik bir yazıya sahiptiler . Cordillere’lerde Aymar’lar ve
Quichua’lar İnka imparatorluğunun temeli olmuşlardır.And’ların güneyinde bulunan
Arokan ‘lar Aynı ırka mensupturlar.
Güney-Atlantik Yerlileri:Esas itibariyle büyük Brezilya
ormanını işkal ederler.Boyları ortalamanın altındadır.Bu yerliler birçok kabileler
teşkil ederler.Bunların çoğu Avrupalıların etkisinden tamamiyle uzak kalmışlardır
;bazıları bugün bile az bilinmektedirler.
En müstakil olanlarından biri Ekvator’un Amazon yamacındaki kelle avcıları yani
Jivaro’lardır Bu küçük kabileler Beyazlarla melezleşmemişlerdir, fakat eski esirlerin soylarından olan Boni
zencilerile bazı melezleşmeler olmuştur
Amerika’nın keşvi sırasında Antil’lerde Karaipler oturuyorlardı. Bunlar Avrupalılarla
ilk temasa giren yerliler olmuşlardır. Karaipler kıtalarındaki kendi cinsleri
tarafından tamamiyle yahut hemen hemen tamamiyle yok edilmişlerdir.
AMERİKA YERLİLERİ
ASYADAN AMERİKA KITASINA NE ZAMAN GEÇTİ ?
Göçün tarihi tam olarak bilinmemektedir. Bu
konuda çeşitli bilimsel araştırmaların
ışığında birçok görüş bulunmaktadır. Biz bunların en yaygın ve bilimsel
anlamda kabul görmüş olanlarına değineceğiz. Buzul devrinin
sonunda zamanımızdan 15 veya 20 bin yıl önce Bering boğazının geçmeye elverişli
olduğu bir devirde gerçekleştiği zannediliyor.Amerika’ya ulaşan Asyalılar ilkel guruplardı . Bugünkilerden daha az
farklılaşmışlardır. Bu durum Amerika yerlilerinin
neden Mongoloid ırklarının ancak bazı karakterlerine çok az bir derecede sahip olduğunu
açıklar.Amerika’nın keşfi sırasında Amerika yerlilerinin bir çok kavimlerinin
yüksek medeniyet derecesine karşın bunların eski dünyada yayılmış olan bir çok
icadı neden bilmediklerini de izah eder.Örneğin tekerleği bilmiyorlardı, demiri
kullanmayı bilmiyorlardı
Amerikaya göç kuşkusuz bir çok
dalgalar halinde olmuştur. Bunlar Kaya ve And Dağları’nın batı yamaçlarındaki ova
ve ormanlara yayılmışlardır . Bunlar en eski Paleolitik Amerikan İndianları’nı
meydana getiren dalgadır.Bunlar bugün hemen hemen kaybolmuşlardır . Güney Pasifik Alt
ırkını veren kol Amerika’ya daha sonra gelmişlerdir. Çeşitli nedenler , özellikle
Sibiryalılarla olan büyük benzerlikleri Kuzey-Pasifiklerin
en sonra, muhtemelen Eskimolardan sonra
Amerika’ya geldiklerini düşündürmektedir. Bunlar Alaska ve Kanada’nın
kuzey-batısında toplanmışlardır.Avrupalıların geldikleri sırada ancak güneye
doğru inmeye başlamışlardır.
AMERİKA YERLİLERİ ASYADAN AMERİKA
KITASINA NASIL GEÇTİ ?
Buzul devrinde suların büyük bir kısmı buz halinde
kutuplara ve karalara yığıldığından denizin su düzeyi düşmüştü (bugünki
seviyesinden 185m kadar düştüğü fosil kanıtlara bakılarak bilinmektedir) dolayısıyla sibirya ve alaska en az birtakım
ada dizisiyle birbirine bağlanmıştır. Yine jeolojik kanıtlar buzul devrinde Alaska ve
Sibirya’nın buzullarla kapalı olmadığını göstermektedir. Çok büyük
olasılıkla geçiş son buzul devrinde olmuştur.
İlk insan sitesi ise Kuzey Amerika’da Kolorado
ve Arizona’da bulunmuştur (tahminen 8800-9300 yıl önce) Irklar Pleistosen’in
sonunda veya biraz daha geç olarak oluşmuş, daha sonra göç olaylarıyla birbirine
karışmış ve melezlenmeler meydana gelmiştir.
AMERİKA
YERLİ DİLLERİ
Batı
yarıküresinde yaşayan ilk yerlihalkların ve onların soyundan gelenlerin
konuştuğu diller.
Amerika
yerli dilleri ,örneğin Hint-Avrupa dilleri gibi,tarihsel bakımdan birbiriyle
bağıntılı dillerin oluşturduğu tek bir bütün değildir.Ses bilgisi,dilbilgisi ve
sözcük dağarcığı bakımından ,bu dilleri dünyanın başka yörelerinde konuşulan
dillerden ayırt etmeyi sağlayacak yapısal özellikleri de yoktur.Amerika Yerli Dilleri
,Kolomb öncesi dönemde Kuzey ve Güney Amerika kıtaları ile Batı Hint adalarının
tümüne yayılmıştı.Ama yerli dillerinin ve dil öbeklerinin dağılımında ve bu
dilleri konuşan halkların yaygınlığında önemli farklar vardı.
Yerli
nüfusun seyrek dağıldığı bugünkü ABD ve Kanada topraklarında bir dizi dil öbeği
vardı.Eskimo-Aleut , Algonkin, Atabask,Siu gibi dil öbekleri çok geniş alanlara
yayılmıştı ve bu dillerde yirmiyi aşkın ortak deyim vardı.Öteki dil öbekleri ise
kapsamca daha dardı ve bu dillerin konuşulduğu alanlarda da daha büyük çeşitlilik
görülüyordu.Örneğin California'da yirmi değişik öbeğe yayılan diller
konuşuluyordu.ABD'li dilbilimci ve antropolog Edward Sapir'e göre,bu diller arasındaki
farklar,tüm Avrupa'da konuşulan diller arasındaki farklardan daha belirgindi.Bugünkü
ABD ile Kanada'da yaşayan 1 milyonu aşkın yerli nüfusu 300 değişik dil konuşuyordu.
Kıtanın
keşfinden önce Meksika ve Orta Amerika'da nüfus 20 milyonu aşkındı.Bu bölgede
yaşayan yerliler en az 80 ayrı dil konuşuyordu.Orta meksika'da konuşulan Aztek dili
ile Yucatan ve Guatemala'da konuşulan Maya dili,geniş ve çok karmaşık bir
örgütlenmesi olan devletlerin diliydi.Öteki diller ise,gerek yayıldıkları alan,gerek
bu dilleri konuşan nüfus bakımından çok daha sınırlıydı.En büyük dil
çeşitliliği,Meksika'nın güneyinde ve bugün Orta Amerika'nın kuzeyini kaplayan
ülkelerin bulunduğu bölgelerde görülüyordu.
Yerli nüfusun 10-20
milyonu bulduğu tüm Güney Amerika'da yaklaşık 500 dil konuşuluyordu.Nüfusun çok
büyük bölümü, güçlü İnka Krallığının bulunduğu And bölgesinde
yoğunlaşmıştı.İnkaların konuştuğu "keçuve" dilleri ,anayurtlarının
ötesinde Güney Peru yükseltilerine de yayılmış ve öteki bir çok Yerli dilinin yok
olmasına ya da zayıflamasına yol açmıştı.
Avrupalıların
fetihleri ve kolonileşme süreci,birçok yerli dilinin ortadan kalkmasıyla ve
varlığını koruyabilen yerli topluluklarınında yaşayış biçiminin kökünden
değişmesiyle sonuçlandı.Batı Hint adalarında konuşulan yerel diller hemen tümüyle
yok oldu.ABD ve Kanada topraklarında da yerel dillerin üçte biri aynı akibete
uğradı.Meksika,Orta Amerika ve Güney Amerika'da ise durum farklıydı.Kesin veriler
olmamakla birlikte,pekçok yerli dilinin bugünde konuşulduğu bilinmektedir.
Ama yaşayan Amerika Yerli
dillerinin büyük bölümü çok küçük topluluklarca konuşulmaktadır.ABD ve Kanada
da bugünde yaşayan yerli dilllerinin yarıdan çoğunu,en çok 1000'er
kişiliktopluluklar konuşmaktadır.Bu topluluklarda pek çok kişi aynı zamanda ikinci
bir dilde konuşur.İngilizce eğitim gören gençlerinde ana dillerini gerektiği gibi
konuştukları söylenemez.Bu nedenle,ABD ve Kanada'da Yerli nüfus gerçekten artmakla
birlikte ,Yerli dillerinin çoğu yavaş yavaş ölmektedir.Bugünde gelişmesini
sürdürebilen diller,New Mexico ve Arizona'da konuşulan Navaho dili ,ABD'nin kuzeyinde
ve Kanada'nın güneyinde konuşulanOcibua dili,Oklahoma'da ve Kuzey Carolina'da
konuşulan Çeroki dili ile ABD'NİN Ortabatı kesimlerinde konuşulan Dakota-Asinibo
dilidir.Bu topluluklarda da Dakota-Asinibo dilidir.Bu topluluklarda da ikidillilik oranı
yüksektir.
Güney Amerika
ile Orta Amerika'nın bazı kesimlerinde ise bugünde yaygın ve gelişen dil öbekleri
vardır.Örneğin ,yakından ilişkili lehçelerden oluşan Keçuva dillerinin,Ekvador ve
Peru ile Bolivya ve Arjantin'in pek çok yöresinde birkaç milyon kişi tarafından
konuşulduğu sanılmaktadır.Tarihsel İnka Krallığının başlıca dili olan Kuzko
lehçesi,Peru'da konuşulan diller arasındadır.meksika ve Orat Amerika'da yaşayan
yerliler arasındada ,geçmişi İspanyol fetihleri dönemine değin uzanan bazı diller
hala yaşamaktadır.Meksika'nın orta ve bazı güney kesimlerinde
Yuta-Aztek;Yucatan,Guatemala ve çevre yörelerde Maya;Orta Meksika'da ise Oto-Mange
dilleri bunlar arasındadır.1500'lerden önce bu üç dilde yerli devletlerin
diliydi.Maya ve Aztek halklarının yazı sistemleride vardır.
Kolomb öncesinden
günümüze kalan büyük dil öbeklerinden bir başkası,Güney Brezilya ve Paraguay'da
konuşulan Tupi-Guarani dilleridir.Avrupalıların kıtaya gelmesinden önce bu
diller,geniş ve yaygın bir nüfus tarafından konuşuluyordu.Brezilya'nın Tupi dili
fetihten sonrs gelişen bir "lingua geral"in temelini oluşturdu ve tüm Amazon
bölgesinde Avrupalılarla Yerliler arasında iletişim aracı oldu.Paraguay'ın büyüyk
bölümünde de Guarani yaygın bir dil durumuna geldi.20. yüzyıl ortalarından sonra
Tupi dilinin yerini Portekizce almaya başladı.Ama Guarani,çağdaş Paraguay'da ikinci
dil konumunu korudu ve bu dilde zengin bir halk edebiyatı gelişti. |