Türkiye'nin Bilgi Bankası :: bilgidunyasi.net :: gurayim.com desteği ile...

Anasayfa .|. Öneri .|. Linkler
Atatürk
Astronomi
Temel Bilimler
Bilgisayar
Sağlık
Yapay Zeka
Reiki
Elektronik
Medeniyetler
Spor
Çocuk
Öğrenelim
Meraklısına
Oyunlar
Müzik
Bitki Dünyası
Denizler
Meslek Tanımları
Dünyanın 7 Harikası
Hayvanlar Alemi
Çanakkale Savaşları
Yayınlar
Origami
Çivi Yazısı
Paraşüt
İlizyon
Şifalı Bitkiler
Dünya Dinleri
Hakkımızda
 kleine Schriftgrosse Schrift

kandil.gif (8667 bytes)

 

<<Hayvanlar Alemi Ana Sayfa>>


Hayvanların Bakımı

 

  • Kedi Bakımı
  • Köpek Bakımı
  • Kuş Bakımı


eric14_800.jpg (6637 bytes)

Kedi Bakımı

Kedi aldığınızda bilmeniz gerek ilk şey kedinin sahibi değil ancak ev arkadaşı olabileceğinizdir. İsterseniz ona aksini kabul ettirmek için uğraşın ama kediniz muhtemelen sizi bir sahip olarak görmeyecektir. Sanırım kedilere nankör denmesinin sebebi de bu. Bence bunun nankörlükle ilgisi yok. Hayvanın doğası böyle. Saygı göstermek gerekli. Ona sevimli bir isim koyun. Fakat öğretmek için fazla uğraşmayın. Öğrense bile,genellikle çağrıldığında değil istediği zaman yanınıza gelecektir. Ayrıca canı istediği zaman kendini sevdirir. Sıkıldığı zaman hemen uzaklaşır. Israrla sevmeye çalışmazsanız sizin için iyi olur. Sevilmeye ve sizinle oynama ihtiyacı olduğundaysa bunu bir görev gibi yerine getirmek zorundasınız. Çünkü kurtulmanızın tek yolu,onu iyice yorup uyuyakalmasını sağlamaktır. Bunları kabul ediyorsanız gerisi kolay. Çünkü kedi bakımı köpekden daha kolay sayılır.

Kediler kendilerini yalayarak temizlerler. Bu temizlik onlar için yeterlidir.

Zorunlu olmadıkça kedinizi yıkamanıza gerek yoktur. Ancak uzun tüylü kedileri hergün fırçalamanızda yarar vardır. Yılda iki kez tüy değiştitrirler. Bunun dışındaki zamanlarda tüyleri daha az dökülür. Tüylerin daha temiz ve parlak olması için fırçalarken pudra kullanılabilir. Yıkamanız gerektiğinde başını yıkamak yerine banyodan sonra nemli bezle silmelisiniz. Çünkü kulağına ve gözüne su kaçması hastalıklara sebep olabilir. Ayrıca kediniz yıkanmaktan nefret edecektir. Bide kafasını suya sokarsanız dahada çok korkar. Banyodan sonra havluyla iyice kurulayın fön makinesi kullanacaksanız çok düşük ısıda olmalı(Kedinin bu aletten de hoşlanacağını pek sanmıyorum). Odanın sıcak olmasına da dikkat edin.

Tırnakları kesilebilir fakat kanamalara yol açmamak için çok derinden kesmemeye özen gösterin.

Image17.jpg (12298 bytes)

Beslenmesinde kuru mama kullanmanızı tavsiye ederim.Taze su verin yada damlayan bir musluğunuz varsa onu keşfedecektir.Eğer yemeğini evde hazırlıyorsanız çiğ balık ve ton balığı vermeyin.Çiğ balık B1 vitamini eksikliğine, ton balığı ise E vitamini eksikliğine yol açar.Ayrıca kedinize asla asprin vermeye kalkışmayın.Aslında veteriner hekime danışmadan hiçbir ilacı vermeyin. Özellikle asprin,zehirlenmesine neden olur.

Tuvalet eğitiminde pek zorluk çıkarmaz. Genelde kumlarını hemen öğrenip hep oraya giderler. Kumu sürekli temiz tutun. Yemek kabını ve kumunu yanyana koymayın. Alıştığı yerleri de değiştirmeyin. Hayvanlar değişikliklerden hoşlanmazlar.

Kediniz erkekse ve mırıldanarak kazaklarınızın üstünde dolaşıp çekiştirmeye başladıysa, karşı cinsle tanışma vakti geldi demektir. Dişi kediler de her yere sürtünerek dolaşmaya başlar. Seksüel olgunluğa 5 – 12 ay arasında ulaşırlar. Gebelik süresi ortalama 60 gündür. Doğum sırasında rahatsız edilmemelidir. Yavrular 4 haftalığa kadar anne sütüyle beslenir. Sonraki dönemlerde mama takviyesi gereklidir. 2 aylık olduklarında anneden ayırabilirsiniz. Diş değişimi 4-8 ay arasında olmaktadır.

Bilmeniz gereken en önemli şey bakabileceğinize emin olmadan asla hayvan almamanız gerektiğidir. Onların sıkıldığınız zaman attığınız oyuncaklarınızdan farklı(yani canlı) olduğunu unutmayın.

doggy11.jpg (26948 bytes)

Köpek Bakımı

Köpek almak istiyorsanız kendinize ve yaşadığınız ortama en uygun ırkı seçmek için iyice düşünmelisiniz. Örneğin çoban köpeği olan ve geniş arazilerde özgürce dolaşmaya alışmış kangalları alıp küçük bir apartman dairesine tıkmak doğru bir davranış değil.

Köpeklerin en çok ihtiyacı olan şey sevgidir. Onu sonsuda dek seveceğinize hastalıkta, sağlıkta bakacağınıza yemin eder misin? Oda size sonsuz sadakatini verecektir.

Sevimli yavrunuzu eve getirdiniz. Kısa bir süre sonra o kadarda sevimli olmadığını anlayacaksınız. Çünkü uyması gereken kurallara alışana kadar sizi biraz uğraştıracak. Eve ilk geldiğinde bir süre bırakın evi gezsin, tanımaya çalışsın. Uygun bir yere yatağını hazırlayın bir daha yerini değiştirmeyin. Kendine ait bir yuvası olması onun için önemlidir. Orada kendini güvende hissedecektir. Kemirebilmesi için oyuncaklar alın. Yoksa gözüne kestirdiği herşeyi kemirmeye çalışır. Bu huyundan vazgeçirmek için sert bir şekilde “hayır” deyin. İlk zamanlar kemilenin anlamını bilmese de ses tonunuzdan kızdığınızı anlayacaktır. Daha sonra onu oyuncağa yönlendirin ve sevin. Böylece kendi oyuncakları dışındaki şeylerle oynamasına kızıldığını anlayacaktır. Doğru davranışlarda bulunduğu zaman onu mutlaka sevin. Tabiki hiçbir davranışı bir seferde öğrenemez. Bunun için sabırla tekrarlamalısınız. Bazı köpekler öğrettiklerinizden hoşlanmazlarsa aptal numarası yapabilirler. Asla taviz vermeyin. Siz ne kadar çok taviz verirseniz o daha fazlasını isteyecektir. Bir süre sonra ipin ucunu onun patilerine verdiğinizi farkedersiniz.

Birbuçuk aylık yavru anneden ayrılabilir. 3 aya kadar günde dört öğün, 3-6 ay arası üç öğün, 1 yaşına kadar iki öğün yemek verilmelidir. Daha sonra bir öğüne indirilebilir fakat sindirim sistemi açısından günlük ihtiyacını iki öğüne bölerek vermek daha doğrudur. yemeğini her gün aynı saatlerde verin. Kuru mamayla beslenmesi, hem günlük besin ihtiyaçlarını dengeli alması hem de diş sağlığı açısından faydalıdır. Hergün suyu tazelenmelidir. Ev yemeği ile besliyorsanız uzak durması gereken başlıca yiyecekler arasında kızartma,tavuk kemiği, acı baharatlar, soğan, sucuk, çikolata, şeker sayılabilir. Süt verilecekse ishale neden olmamak için yarıyarıya suyla karıştırmak gerekir.

Kalıcı dişler 4-6 aylıkken çıkmaya başlar. Diş sağlığı insanlarda olduğu kadar hayvanlar için de önemlidir. Köpekler için üretilen özel fırça ve macunla haftada 1,2 kez fırçalanmalıdır.

3-4 aydan itibaren yıkamaya başlayabilirsiniz. Ayda bir kez yıkanmalıdır. Köpek şampuanı kullanmanız önemlidir. İnsanlar için üretilen şampuanlar köpeklerde deri hastalıklarına neden olabilir. Yıkama sırasında başını ıslatmak yerine banyodan sonra nemli bezle silin. Yıkama sırasında gözüne ve kulağına su kaçması sakıncalıdır.

Köpekler sürekli tüy dökerler ama tüy dökme mevsimlerinde tamamı dökülür. Özellikle bu dönemde hergün fırçalarsanız hem onu rahatlatırsınız hem de tüylerin evinize yayılmasını önlemiş olursunuz.

Eğitimine 1,5-2 aylıkken başlayabilirsiniz.6 aylık olana kadar ismini öğrenmelidir. İlk öğrenmesi gereken kuşkusuz tuvalet eğitimi.Bunun için onu sabah uyandığında ve her mama saatinden sonra dışarı çıkarmanız gerekmektedir. İhtiyacını görene kadar ilgilenmeyin. Sonrasında onu severek eve götürün. Eğer evin içine yaparsa, yaptığını göstererek (burnunu içine sokmadan!) hayır deyin ve dışarı çıkarın. Köpeğinizi hiçbir zaman dövmeye yada cezalandırmaya kalkışmayın. Bunu niçin yaptığınızı anlamayacaktır. Bu onun eğitilmek yerine sizden korkmasına sebep olur.

Otur komutunu öğretmek istiyorsanız bu komutu verirken göğsünden tutarak dik durmasını sağlayın arkasından bastırarak oturtun. Oturduğu zaman onu sevin. Birkaç kez tekrar yapın fakat sıkıldığı zaman bırakın. Otur komutunu öğrettikten sonra yat komutunu öğrenmesi için, oturur vaziyetteyken ön ayaklarından hafifce çekerek yat komutunu verin.

lovelyd0.jpg (15785 bytes)

Eğitim verdiğiniz ortamın sessiz olması gerekir. Köpeğinizin dikkati dağıtacak nesneler etrafta bulunmamalı.

Yaklaşık 1 yaşında çiftleşecek olgunluğa erişir. Yılda iki kez genellikle 21 gün süren kızgınlık gösterir. Gebelik süresi 2 aydır. Doğumu sessiz bir ortamda tek başına gerçekleştirmek isteyecektir. İlk yavruyu doğurduktan sonra yalayarak temizler daha sonra diğerini doğurur. Yavrularını, dışkılama refleksini harekete geçirebilmek için yalar. İlk 1-2 ay yavruları için her türlü fedakarlığı yapabilirler. Ama sonrasında umursamazlar. Hatta istemezler . İlk bir ay yavrulara annesinin bakması gerekmektedir. Anne sütünün yerini hiçbir şey tutmaz.

Köpek bakımı büyük sorumluluk ve özveri gerektirir. İyice düşünmeden aldığınız bir hayvanı bakamayacağınızı anlayıp sokağa atmayın. Yada bazı hayvanseverlerin! yaptığı gibi, bir köpek edinip sonra da komşular rahatsız oluyor diye ses tellerini aldırmaya kalkışmayın.

goldenduck.jpg (9851 bytes)

Kuş Bakımı

Kuşların, kedi yada köpek gibi zeki olmadıklarını, onunla oyun oynayamayacağınızı düşünüyor olabilirsiniz ama sizi şaşırtabilirler. Üstelik bakımları da daha kolay ve az masraflıdır.

Kuş seçerken sağlıklı olduğunu anlamak için bir süre gözlemleyin. Size tepki veren, hareketli, diğer kuşlarla ilgilenen, kendini temizleyen bir kuş sağlıklı demektir.

Eve getirdiğinizde alıştığı ortamdan ayırdığınız için korkması doğaldır. Kafesin bir köşesine tüner ve uzun süre kımıldamadan durur. İlk bir kaç gün yem yemez. Hastalandığını sanmayın. İlk günler fazla yaklaşmayın. Kafesinin yerini değiştirmeyin. Kafesin bulunduğu ortama alışmasını bekleyin. Alıştığı zaman yem yemeye, kafesin içinde dolaşmaya başlayacaktır. Kuşunuz size iyice alışmadan kafesini sakın açmayın. Korkuyla kaçmaya çalışacağında etrafa çarpacak bu da yaralanmasına neden olacaktır.

Alıştığını anladıktan sonra elinizi yavaşça kafese sokun ve göğsüne, ayağına doğru dokunmaya çalışın. İlk başta kaçacaktır. Hatta fazla kızdırırsanız, küçük ve savunmasız gibi görünen bir kuş bile ısırdığında çok acıtabilir. Ama ne olursa olsun ani hareketler yapmamaya çalışın. Bir süre sonra dokunmanıza izin verecektir. Kavrayarak tutmaya çalışmalyın. Bu onları her zaman korkutur. Dokunmanıza izin verdikten sonra işaret parmağınızla göğsünün altından hafifçe bastırarak dukarı doğru hareket ettirin. Bu şekilde parmağınıza çıkmayı öğrenir. Daha sonra onu parmağınızda dışarı çıkarın. İlk başta kafesten ayrılmak istemeyecektir. Ama kısa süre sonra merakına yenik düşüp uçmaya başlar. İlk uçuş denemelerini alıştığı odada yapmalıdır. Diğer odalara gitmemesi için kapıyı kapatın. Pencere camlarını görmeyip çarpabilir. Bu yüzden perdeleri de kapamayı unutmayın. Uçarken kafesini görmek ona güven verir. Kafesi bulunduğu odadan çıkarmayın. Yada yerini değiştirmeyin. Bulamayabilir ve telaşa kapılır. Çünkü her nekadar uçmaya alıştıktan sonra girmemek için kıyamet koparsada kafesini yuvası olarak görür ve korktuğu zaman oraya kaçar.

Küçük çocukların eve girmek istememesi gibi bazı kuşlarda inatla kafese girmek istemezler. Bu durumda en iyi yol ışığı kapatmaktır. Tabiki bunu uçarken yapmamalısınız. Çünkü kuşlar karanlıkta uçamaz. Işık kapanınca kolayca elinize gelecek ve kafese girecektir.

Beslenmesinde yemin dışında vitamin takviyesine ihtiyaç duyarlar. Ayrıca kafeste kuş kumu ve gaga taşı sürekli bulunmalı. Kum, yediklerini sindirmesine yardımcı olur. Gaga taşına gagasını sürterek uzamasını engeller. Ayrıca kalsiyum ihtiyacını da karşılar. Yeşillik verilecekse iyice yıkanmalı ve çok sık verilmemeli.

Sofraya konup sizin yiyeceklerinizden yemek isteyebilir. Buna izin vermeyin. Özellikle yağlı yiyecekler ona zarar verir.

kedivecivciv.jpg (17746 bytes)

Kuşlar, kolay hastalanır ve ölür diye bilinir. Bu yüzden bazı kuş sahipleri “Ölürse yenisini alırım” diye düşünebilmekte ve hastalanan hayvanla ilgilenmemektedir. Bu çok yanlış. Küçük olsada, onun da can taşıdığını unutmamak gerekli. İyi bakılmazlarsa tabiki hastalanırlar. Ölmeleride gelenlikle ihmalden ileri gelir. Kuşun durgunlaştığını farkederseniz muhtemelen hasta demektir. Hemen veteriner hekime başvurun.

Özellikle beslenmesine dikkat etmeniz gerekir. Kuşunuz hangi ırktansa o ırkın özelliklerini iyi öğrenip, uygun şekilde besleyin. Kafesini temiz tutmaya, hergün suyunu değiştirmeye özen gösterin. Sıcak ortamda bulundurun. Cereyanda bırakırsanız hastalanabilir. Tırnakları çok uzadığında rahatsız olur. Tırnaklarında kan damarları vardır. Işığa tutarsanız damarlar gözükür. Görünen kısımdan biraz daha kısa kesin. Fazla derin keserseniz ciddi kan kaybına neden olabilirsiniz. Evde yalnız bıraktığınızda kafesi kapalı tutun. Dolap arkası gibi biryere düşerse çıkamayabilir. Yada perdelere, örtülere ayağı takılıp kalabilir.

İyi bir bakımın yanısıra ilgi göstermeniz de çok önemlidir Onunla oyun oynayın. Konuşun. İlgi göstermezseniz çok mutsuz olurlar. Ses çıkaran oyuncaklar alın. Yıkanabilmesi için özel küvetlerden alın. Kendisi girip zevkle yıkanacaktır. Hergün uçmasına izin verin. Müzik dinletin. Müzik onları çok neşelendirir. Mutlaka kendisi de vokal yapacaktır. Evde olmadığınız zamanlarda radyoyu açık bırakırsanız kendini yalnız hissetmez.


info@bilgidunyasi.net

Copyrhigt 2003 © bilgidunyasi.net