<<Hayvanlar Alemi
Ana Sayfa>>
Hayvanların Bakımı
 |
Kedi Bakımı |
Kedi aldığınızda
bilmeniz gerek ilk şey kedinin sahibi değil ancak ev arkadaşı olabileceğinizdir.
İsterseniz ona aksini kabul ettirmek için uğraşın ama kediniz muhtemelen sizi bir
sahip olarak görmeyecektir. Sanırım kedilere nankör denmesinin sebebi de bu. Bence
bunun nankörlükle ilgisi yok. Hayvanın doğası böyle. Saygı göstermek gerekli. Ona
sevimli bir isim koyun. Fakat öğretmek için fazla uğraşmayın. Öğrense
bile,genellikle çağrıldığında değil istediği zaman yanınıza gelecektir. Ayrıca
canı istediği zaman kendini sevdirir. Sıkıldığı zaman hemen uzaklaşır. Israrla
sevmeye çalışmazsanız sizin için iyi olur. Sevilmeye ve sizinle oynama ihtiyacı
olduğundaysa bunu bir görev gibi yerine getirmek zorundasınız. Çünkü
kurtulmanızın tek yolu,onu iyice yorup uyuyakalmasını sağlamaktır. Bunları kabul
ediyorsanız gerisi kolay. Çünkü kedi bakımı köpekden daha kolay sayılır.
Kediler kendilerini yalayarak temizlerler.
Bu temizlik onlar için yeterlidir.
Zorunlu olmadıkça kedinizi yıkamanıza
gerek yoktur. Ancak uzun tüylü kedileri hergün fırçalamanızda yarar vardır. Yılda
iki kez tüy değiştitrirler. Bunun dışındaki zamanlarda tüyleri daha az dökülür.
Tüylerin daha temiz ve parlak olması için fırçalarken pudra kullanılabilir.
Yıkamanız gerektiğinde başını yıkamak yerine banyodan sonra nemli bezle
silmelisiniz. Çünkü kulağına ve gözüne su kaçması hastalıklara sebep olabilir.
Ayrıca kediniz yıkanmaktan nefret edecektir. Bide kafasını suya sokarsanız dahada
çok korkar. Banyodan sonra havluyla iyice kurulayın fön makinesi kullanacaksanız çok
düşük ısıda olmalı(Kedinin bu aletten de hoşlanacağını pek sanmıyorum). Odanın
sıcak olmasına da dikkat edin.
Tırnakları kesilebilir fakat kanamalara
yol açmamak için çok derinden kesmemeye özen gösterin.

Beslenmesinde kuru mama kullanmanızı
tavsiye ederim.Taze su verin yada damlayan bir musluğunuz varsa onu keşfedecektir.Eğer
yemeğini evde hazırlıyorsanız çiğ balık ve ton balığı vermeyin.Çiğ balık B1
vitamini eksikliğine, ton balığı ise E vitamini eksikliğine yol açar.Ayrıca
kedinize asla asprin vermeye kalkışmayın.Aslında veteriner hekime danışmadan hiçbir
ilacı vermeyin. Özellikle asprin,zehirlenmesine neden olur.
Tuvalet eğitiminde pek zorluk çıkarmaz.
Genelde kumlarını hemen öğrenip hep oraya giderler. Kumu sürekli temiz tutun. Yemek
kabını ve kumunu yanyana koymayın. Alıştığı yerleri de değiştirmeyin. Hayvanlar
değişikliklerden hoşlanmazlar.
Kediniz erkekse ve mırıldanarak
kazaklarınızın üstünde dolaşıp çekiştirmeye başladıysa, karşı cinsle
tanışma vakti geldi demektir. Dişi kediler de her yere sürtünerek dolaşmaya başlar.
Seksüel olgunluğa 5 – 12 ay arasında ulaşırlar. Gebelik süresi ortalama 60
gündür. Doğum sırasında rahatsız edilmemelidir. Yavrular 4 haftalığa kadar anne
sütüyle beslenir. Sonraki dönemlerde mama takviyesi gereklidir. 2 aylık olduklarında
anneden ayırabilirsiniz. Diş değişimi 4-8 ay arasında olmaktadır.
Bilmeniz gereken en önemli şey
bakabileceğinize emin olmadan asla hayvan almamanız gerektiğidir. Onların
sıkıldığınız zaman attığınız oyuncaklarınızdan farklı(yani canlı) olduğunu
unutmayın.
 |
Köpek Bakımı |
Köpek almak istiyorsanız
kendinize ve yaşadığınız ortama en uygun ırkı seçmek için iyice
düşünmelisiniz. Örneğin çoban köpeği olan ve geniş arazilerde özgürce
dolaşmaya alışmış kangalları alıp küçük bir apartman dairesine tıkmak doğru
bir davranış değil.
Köpeklerin en çok ihtiyacı olan şey
sevgidir. Onu sonsuda dek seveceğinize hastalıkta, sağlıkta bakacağınıza yemin eder
misin? Oda size sonsuz sadakatini verecektir.
Sevimli yavrunuzu eve getirdiniz. Kısa bir
süre sonra o kadarda sevimli olmadığını anlayacaksınız. Çünkü uyması gereken
kurallara alışana kadar sizi biraz uğraştıracak. Eve ilk geldiğinde bir süre
bırakın evi gezsin, tanımaya çalışsın. Uygun bir yere yatağını hazırlayın bir
daha yerini değiştirmeyin. Kendine ait bir yuvası olması onun için önemlidir. Orada
kendini güvende hissedecektir. Kemirebilmesi için oyuncaklar alın. Yoksa gözüne
kestirdiği herşeyi kemirmeye çalışır. Bu huyundan vazgeçirmek için sert bir
şekilde “hayır” deyin. İlk zamanlar kemilenin anlamını bilmese de ses tonunuzdan
kızdığınızı anlayacaktır. Daha sonra onu oyuncağa yönlendirin ve sevin. Böylece
kendi oyuncakları dışındaki şeylerle oynamasına kızıldığını anlayacaktır.
Doğru davranışlarda bulunduğu zaman onu mutlaka sevin. Tabiki hiçbir davranışı bir
seferde öğrenemez. Bunun için sabırla tekrarlamalısınız. Bazı köpekler
öğrettiklerinizden hoşlanmazlarsa aptal numarası yapabilirler. Asla taviz vermeyin.
Siz ne kadar çok taviz verirseniz o daha fazlasını isteyecektir. Bir süre sonra ipin
ucunu onun patilerine verdiğinizi farkedersiniz.
Birbuçuk aylık yavru anneden
ayrılabilir. 3 aya kadar günde dört öğün, 3-6 ay arası üç öğün, 1 yaşına
kadar iki öğün yemek verilmelidir. Daha sonra bir öğüne indirilebilir fakat sindirim
sistemi açısından günlük ihtiyacını iki öğüne bölerek vermek daha doğrudur.
yemeğini her gün aynı saatlerde verin. Kuru mamayla beslenmesi, hem günlük besin
ihtiyaçlarını dengeli alması hem de diş sağlığı açısından faydalıdır.
Hergün suyu tazelenmelidir. Ev yemeği ile besliyorsanız uzak durması gereken başlıca
yiyecekler arasında kızartma,tavuk kemiği, acı baharatlar, soğan, sucuk, çikolata,
şeker sayılabilir. Süt verilecekse ishale neden olmamak için yarıyarıya suyla
karıştırmak gerekir.
Kalıcı dişler 4-6 aylıkken çıkmaya
başlar. Diş sağlığı insanlarda olduğu kadar hayvanlar için de önemlidir.
Köpekler için üretilen özel fırça ve macunla haftada 1,2 kez fırçalanmalıdır.
3-4 aydan itibaren yıkamaya
başlayabilirsiniz. Ayda bir kez yıkanmalıdır. Köpek şampuanı kullanmanız
önemlidir. İnsanlar için üretilen şampuanlar köpeklerde deri hastalıklarına neden
olabilir. Yıkama sırasında başını ıslatmak yerine banyodan sonra nemli bezle silin.
Yıkama sırasında gözüne ve kulağına su kaçması sakıncalıdır.
Köpekler sürekli tüy dökerler ama tüy
dökme mevsimlerinde tamamı dökülür. Özellikle bu dönemde hergün fırçalarsanız
hem onu rahatlatırsınız hem de tüylerin evinize yayılmasını önlemiş olursunuz.
Eğitimine 1,5-2 aylıkken
başlayabilirsiniz.6 aylık olana kadar ismini öğrenmelidir. İlk öğrenmesi gereken
kuşkusuz tuvalet eğitimi.Bunun için onu sabah uyandığında ve her mama saatinden
sonra dışarı çıkarmanız gerekmektedir. İhtiyacını görene kadar ilgilenmeyin.
Sonrasında onu severek eve götürün. Eğer evin içine yaparsa, yaptığını
göstererek (burnunu içine sokmadan!) hayır deyin ve dışarı çıkarın. Köpeğinizi
hiçbir zaman dövmeye yada cezalandırmaya kalkışmayın. Bunu niçin yaptığınızı
anlamayacaktır. Bu onun eğitilmek yerine sizden korkmasına sebep olur.
Otur komutunu öğretmek istiyorsanız bu
komutu verirken göğsünden tutarak dik durmasını sağlayın arkasından bastırarak
oturtun. Oturduğu zaman onu sevin. Birkaç kez tekrar yapın fakat sıkıldığı zaman
bırakın. Otur komutunu öğrettikten sonra yat komutunu öğrenmesi için, oturur
vaziyetteyken ön ayaklarından hafifce çekerek yat komutunu verin.

Eğitim verdiğiniz ortamın sessiz olması
gerekir. Köpeğinizin dikkati dağıtacak nesneler etrafta bulunmamalı.
Yaklaşık 1 yaşında çiftleşecek
olgunluğa erişir. Yılda iki kez genellikle 21 gün süren kızgınlık gösterir.
Gebelik süresi 2 aydır. Doğumu sessiz bir ortamda tek başına gerçekleştirmek
isteyecektir. İlk yavruyu doğurduktan sonra yalayarak temizler daha sonra diğerini
doğurur. Yavrularını, dışkılama refleksini harekete geçirebilmek için yalar. İlk
1-2 ay yavruları için her türlü fedakarlığı yapabilirler. Ama sonrasında
umursamazlar. Hatta istemezler . İlk bir ay yavrulara annesinin bakması gerekmektedir.
Anne sütünün yerini hiçbir şey tutmaz.
Köpek bakımı büyük sorumluluk ve
özveri gerektirir. İyice düşünmeden aldığınız bir hayvanı bakamayacağınızı
anlayıp sokağa atmayın. Yada bazı hayvanseverlerin! yaptığı gibi, bir köpek edinip
sonra da komşular rahatsız oluyor diye ses tellerini aldırmaya kalkışmayın.
 |
Kuş Bakımı |
Kuşların, kedi yada köpek
gibi zeki olmadıklarını, onunla oyun oynayamayacağınızı düşünüyor olabilirsiniz
ama sizi şaşırtabilirler. Üstelik bakımları da daha kolay ve az masraflıdır.
Kuş seçerken sağlıklı olduğunu
anlamak için bir süre gözlemleyin. Size tepki veren, hareketli, diğer kuşlarla
ilgilenen, kendini temizleyen bir kuş sağlıklı demektir.
Eve getirdiğinizde alıştığı ortamdan
ayırdığınız için korkması doğaldır. Kafesin bir köşesine tüner ve uzun süre
kımıldamadan durur. İlk bir kaç gün yem yemez. Hastalandığını sanmayın. İlk
günler fazla yaklaşmayın. Kafesinin yerini değiştirmeyin. Kafesin bulunduğu ortama
alışmasını bekleyin. Alıştığı zaman yem yemeye, kafesin içinde dolaşmaya
başlayacaktır. Kuşunuz size iyice alışmadan kafesini sakın açmayın. Korkuyla
kaçmaya çalışacağında etrafa çarpacak bu da yaralanmasına neden olacaktır.
Alıştığını anladıktan sonra elinizi
yavaşça kafese sokun ve göğsüne, ayağına doğru dokunmaya çalışın. İlk başta
kaçacaktır. Hatta fazla kızdırırsanız, küçük ve savunmasız gibi görünen bir
kuş bile ısırdığında çok acıtabilir. Ama ne olursa olsun ani hareketler yapmamaya
çalışın. Bir süre sonra dokunmanıza izin verecektir. Kavrayarak tutmaya
çalışmalyın. Bu onları her zaman korkutur. Dokunmanıza izin verdikten sonra işaret
parmağınızla göğsünün altından hafifçe bastırarak dukarı doğru hareket
ettirin. Bu şekilde parmağınıza çıkmayı öğrenir. Daha sonra onu parmağınızda
dışarı çıkarın. İlk başta kafesten ayrılmak istemeyecektir. Ama kısa süre sonra
merakına yenik düşüp uçmaya başlar. İlk uçuş denemelerini alıştığı odada
yapmalıdır. Diğer odalara gitmemesi için kapıyı kapatın. Pencere camlarını
görmeyip çarpabilir. Bu yüzden perdeleri de kapamayı unutmayın. Uçarken kafesini
görmek ona güven verir. Kafesi bulunduğu odadan çıkarmayın. Yada yerini
değiştirmeyin. Bulamayabilir ve telaşa kapılır. Çünkü her nekadar uçmaya
alıştıktan sonra girmemek için kıyamet koparsada kafesini yuvası olarak görür ve
korktuğu zaman oraya kaçar.
Küçük çocukların eve girmek istememesi
gibi bazı kuşlarda inatla kafese girmek istemezler. Bu durumda en iyi yol ışığı
kapatmaktır. Tabiki bunu uçarken yapmamalısınız. Çünkü kuşlar karanlıkta
uçamaz. Işık kapanınca kolayca elinize gelecek ve kafese girecektir.
Beslenmesinde yemin dışında vitamin
takviyesine ihtiyaç duyarlar. Ayrıca kafeste kuş kumu ve gaga taşı sürekli
bulunmalı. Kum, yediklerini sindirmesine yardımcı olur. Gaga taşına gagasını
sürterek uzamasını engeller. Ayrıca kalsiyum ihtiyacını da karşılar. Yeşillik
verilecekse iyice yıkanmalı ve çok sık verilmemeli.
Sofraya konup sizin yiyeceklerinizden yemek
isteyebilir. Buna izin vermeyin. Özellikle yağlı yiyecekler ona zarar verir.

Kuşlar, kolay hastalanır ve ölür diye
bilinir. Bu yüzden bazı kuş sahipleri “Ölürse yenisini alırım” diye
düşünebilmekte ve hastalanan hayvanla ilgilenmemektedir. Bu çok yanlış. Küçük
olsada, onun da can taşıdığını unutmamak gerekli. İyi bakılmazlarsa tabiki
hastalanırlar. Ölmeleride gelenlikle ihmalden ileri gelir. Kuşun durgunlaştığını
farkederseniz muhtemelen hasta demektir. Hemen veteriner hekime başvurun.
Özellikle beslenmesine dikkat etmeniz
gerekir. Kuşunuz hangi ırktansa o ırkın özelliklerini iyi öğrenip, uygun şekilde
besleyin. Kafesini temiz tutmaya, hergün suyunu değiştirmeye özen gösterin. Sıcak
ortamda bulundurun. Cereyanda bırakırsanız hastalanabilir. Tırnakları çok
uzadığında rahatsız olur. Tırnaklarında kan damarları vardır. Işığa tutarsanız
damarlar gözükür. Görünen kısımdan biraz daha kısa kesin. Fazla derin keserseniz
ciddi kan kaybına neden olabilirsiniz. Evde yalnız bıraktığınızda kafesi kapalı
tutun. Dolap arkası gibi biryere düşerse çıkamayabilir. Yada perdelere, örtülere
ayağı takılıp kalabilir.
İyi bir bakımın yanısıra ilgi
göstermeniz de çok önemlidir Onunla oyun oynayın. Konuşun. İlgi göstermezseniz çok
mutsuz olurlar. Ses çıkaran oyuncaklar alın. Yıkanabilmesi için özel küvetlerden
alın. Kendisi girip zevkle yıkanacaktır. Hergün uçmasına izin verin. Müzik
dinletin. Müzik onları çok neşelendirir. Mutlaka kendisi de vokal yapacaktır. Evde
olmadığınız zamanlarda radyoyu açık bırakırsanız kendini yalnız hissetmez. |