
Musevîlik, kurucusu Musa'ya izafetle bu
adı almıştır. Yahudi, İbrani, ve İsrail terimleriyle de Musevîlik kastedilir.
Musevîliğin tek tanrıcılığın saf bir şekli olduğu söylenmekle beraber O, yalnız
başına ne bir mezhep ne bir ırk, ne de modern bir millettir. Yahudiler dünyanın en
eski tarihî, dinî cemaatini meydana getirmişlerdir. Dinler Tarihi'nde özel bir yeri
bulunan Yahudilik, kutsal kitaplarında Ahd'e geniş yer ayırmasından dolayı bir Ahid
dini olarak da telâkki edilmektedir.
Babil Sürgünü'nden sonra millî din
haline getirilen Yahudilik, bir ırka tahsis edilmek suretiyle ilâhî dinlerden ayrı bir
konumda ele alınmıştır. O'nu millî dinlerden ayıran bir başka özellik de, tek
tanrı, vahiy, kutsal kitap ve peygamberlere inanç sistemi içinde değişik konumlarda
da olsa yer almış bulunmasıdır. Gerçekte Dinler Tarihçileri Yahudiliğin bir millet,
bir ırk veya bir din olup olmadığı konusunda görüş birliğine varmış
değillerdir.Tevrat'a dayanarak kendilerini dünya milletleri arasından seçilmiş kavim
olarak gören Yahudiler, Allah'ın Sina'da bu kavmi muhatap aldığını, Tevrat'ı
Musa'nın şahsında onlara gönderdiğini iddia ederler.
Tahrip edilmeden önce Ahid
Sandığı'nın da içinde bulunduğu Kudüs'teki Mabed, Yahudiliğin odak noktasını
teşkil etmektedir. Yahudiliğin sembolleri arasında en önemli yeri Yedi Kollu Şamdan
ile Altı Köşeli Yıldız işgal eder.
Sami olmayan dinlerden farklı olarak
Musevîlik, vahiyle gelmiş bir dindir. Musevîlik, yalnız kendi ailesinin dinleri olan
Hristiyanlık ve Müslümanlık'tan değil, vahye dayanmayan doğu dinlerinden, yani Ari
ve Moğol dinlerinden daha eskidir. Takriben İsa'dan sekiz asır önce kurulmuştur.(1)
Yahudiler daha çok, bugünkü İsrail'den ayrı olarak Avrupa ve Amerika'ya
dağılmışlardır. (2) Çok eskiden beri Filistin'de yaşamış olan Yahudiler, Babil,
Asur, Fenike ve Araplar gibi Sami ırktan gelirler. Yahudiler göçebe iken
"Habiri" diye anılırlardı. İsrâiloğulları en parlak devirlerini Kralları
Süleyman zamanında yaşamışlardır.
İnanç ve İbadet Sistemi
Yahudilik'te en önemli iman esasını,
Allah'ın varlığına ve birliğine olan inanç teşkil eder.(3) O'nun birliği,
yaratılmamışlığı, evvelinin ve sonunun bulunmayışı, her şeyi bilişi, bütün
varlıkların Yaratan'ı oluşu vb.gibi Allah inancı vardır.
Daha çok günlük hayat ve ibadetlerde
belirginleşen Yahudi inancını detaylı olarak Tanah'da bulmak mümkün değildir. Onlar
için önemli olan Tevrat'ta bildirilen şeriatın yaşamasıdır. İnançlarına göre
Tanrı'nın en sevgili milleti Yahudilerdir. Bunun en büyük delili, Tanrı'nın
İsrâiloğulları ile Musa'nın şahsında Sina'daki ahitleşmesidir. İnançlarına
göre Tanrı, insanlığı aydınlatmak ve mutlu kılmak için İsrailoğulları'nı
seçmiş, "nebi"lerini görevlendirmiştir. Bu konuda Musa'nın önemli bir yeri
vardır. Çünkü Tevrat O'na verilmiştir. Tanrı, evreni devamlı olarak idare
etmektedir. O'nun gücünün yetmeyeceği hiçbir iş yoktur. Mesih'le kurulacak
Tanrı'nın evrensel devletinde bütün haksızlıklar ve zulümler ortadan kalkacaktır.
Bu inanç Yahudilerin ümit kaynağı olmuştur.
Yahudilik'te ahiret inancı tarihi bir
gelişme izlemiştir. Tevrat'ın bazı hükümlerinde ahiret inancına dair işaretler
bulunmaktadır. (4) Bazı Dinler Tarihçilerine göre, yeniden dirilme ile ilgili metinler
günümüze kadar ulaşmadığı için Yahudiler bu tür inançları İran'dan
almışlardır.
Eski Yahudilik'te iyi, kötü, ölen
bütün insanlar "Şoel" adı verilen bir yere gidecekler, orada kederli bir
şekilde varlıklarını sürdürecekler, ruhları da mezarda kalacaktır. Yahudilik'te
ahiret inancı konusunda, daha sonraki dönemlerde birtakım gelişmeler olmuş, yeniden
dirilme, ebedî hayat, yargılanma, cennet, cehennem vb. inançlar ortaya
çıkmıştır.(5) Yahudilik'teki cennet, cehennem, hüküm günü vb. ilgili emirleri
Talmud açıklamıştır. Yahudilerin, Müslümanlık ve Hristiyanlık'ta olduğu gibi
belli başlı iman esaslarına kavuşmaları filozof Rabbi Moşe ben Maymon (Maymonides
(1135-1204)'le mümkün olabilmiştir. O'nun meydana getirdiği günümüze ulaşan inanç
sistemi şudur;
1-Allah var olan her şeyi yaratmıştır.
2-Allah birdir.
3- Allah'ın bedeni yoktur, tasvir
edilemez.
4- Allah'ın başlangıcı ve sonu yoktur
5- Yalnız Allah'a dua etmeliyiz.
6- Peygamberlerin bütün sözleri
doğrudur.
7- Musa, bütün peygamberlerin en
büyüğüdür.
8- Elimizdeki Tora, Allah tarafından
Musa'ya verilen ve günümüze kadar
değiştirilmeden gelen kitabın aynıdır.
9- Dinimiz ilâhî bir dindir.
10- Allah, insanların bütün hareket ve
düşüncelerini bilir.
11- Allah, emirlerine uyanları
mükâfatlandırır, uymayanları cezalandırır
. 12- Allah Mesih'i gönderecektir.
13- Ruhum ölümsüzdür. Allah
dilediğinde ölüleri diriltecektir.
Yahudiler ibadetlerini
"sinagog"larda (Bet ha Kneset) yaparlar (6) Sinagoglarda rulo halinde el
yazması Tevrat tomarlarının saklandığı, Aron ha-Kodes denilen, Kudüs'e yönelik
kutsal bir bölme vardır. Sinagoglarda Yedi Kollu Şamdan (Menora) da bulunur. Bundan
ayrı olarak Kral Davud'un mührü kabul edilen iki üçgenden meydana gelmiş Magen David
denilen altı köşeli bir yıldız da vardır.
Yahudiler sinagoglarda Tevrat'tan bazı
parçaları sesli bir şeklide okurlar. Tevrat rulolarının bohçalardan çıkarılarak
haham tarafından okunması, ibadetin en önemli anıdır. Yahudiler sinagog dışında
evlerde de ibadet ederler. Nitekim evlerde giriş kapısının arkasında
"Mezuza" denilen, rulo haline getirilmiş Tevrat cümlelerinin yazılı olduğu
mahfazalar asılıdır. Eve giriş çıkışta Yahudiler bu mahfazaya dokunarak
parmaklarını öperler. İbadet, Kudüs'e yönelerek yapılır. Başa takke, sırta
cüppe alınır. Kadınlar ibadete katılamaz, ancak başları örtülü olarak ibadeti
seyredebilirler.
Yahudi dininin esasını ilâhiler teşkil
eder. İbadet esnasında okudukları bazı klişeleşmiş dua ve ilâhiler vardır. (7)
Dua, dindar Yahudinin hayatında önemli bir yer işgal eder. Yahudilikte ibadet günlük
ve haftalık olmak üzere ikiye ayrılır. Günlük ibadet sabah, öğle ve akşam
yapılır. Haftalık ibadet ise Cumartesi (Sabbat, yevmu's-sebt) günü havra (sinagog)'da
icra edilir.
Yahudiler sabah ayininde bir dua atkısı
(Tallit) alırlar. Sabah ayininde, sol pazu ile alna birer dua kayışı bağlanır.
Dualar ayakta, oturarak vücudu sallayarak ve secdeye kapanmak suretiyle okunur.
Geleneklerine bağlı Yahudiler bu esnada özel bir elbisede giyerler. Toplu dualar 13
yaşına girmiş en az 10 kişinin iştirakiyle yapılır.
Cumartesi ibadeti, cuma akşamı güneşin
batmasıyla başlar, cumartesi akşamı sona erer. Bu ibadet sinagogta yapılır. Bu
maksatla cumartesi günü ateş yakmak, çalışmak, taşıt kullanmak vb. yasaktır. (8)
Musevîlik'te Yahve ve Elohim adında iki
Tanrı'nın varlığından söz edilmekle beraber ağırlık Yahve'dedir (9) Bu bakımdan
menşeinde İsrail Dini, tek Allah'a inanmaya değil, tek Allah'a ibadet etmeye
dayanıyordu. Yehova Musevîlerinin millî ve hâkim bir Tanrısı'dır. İnsan da O'nun
kulu durumundadır. İnançlarına göre Yehova sadece İsrâiloğulların'a şefaat eden,
kıskanç bir Tanrı'dır. İsrâiloğulları yabancı bir ülkede de O'nun tarafından
korunacaktır. O, İbrahim, İshak ve Yakub'un Tanrısı'dır.

Yahudi Mezhepleri
Öncelikle Yahudi mezheplerini üç
ana-grupta incelemek mümkündür:
1- Makkabiler devrinde (M.Ö. II.
yüzyıl) mevcut olan Hıristiyanlık öncesi mezhepler,
2- İslâm'dan sonraki Yahudi Mezhepleri,
3- Günümüz Yahudi mezhepleri.
Hıristiyanlık öncesi dönemde başlıca
üç mezhep vardır :
1-Ferisiler,
2-Sadukiler,
3- Esseniler.
İslâm'dan sonraki Yahudi mezhepleri de
üçtür: 1- İshakiyye, 2- Yudganiyye, 3- Karaim.
Bu bölümde diğer mezheplerden çok,
günümüz Yahudi mezhepleri hakkında kısa bilgiler verilecektir. Halen yaşamakta olan
Yahudi mezhepleri şunlardır:
1- Muhafazakâr Yahudiler,
2- Ortadoks Yahudiler,
3- Reformist Yahudiler.
4-Yeniden Yapılanmacılar

Günümüz Mezhepleri
Muhafazakar Yahudilik
XIX. yüzyılın ortalarında, Alman
Yahudileri arasında ortaya çıkan muhafazakâr Yahudiliğin temsilcileri Isaac Bermays
(1791-1849) ile Zacharia Franklen (1801-1871)'dir. Sonraki dönemlerde Amerika'da da
sempatizan bulmuş olan bu mezhep geleneklerine bağlı lâikleşmeye karşıdır
Ortodoks Musevilik
Kudüs'teki Mabed'in
yıkılışından günümüze kadar gelen resmî Yahudi inanç ve geleneklerini temsil
eden Ortodoks Yahudilik, halen mensubu en fazla olan mezheptir. Bugün İsrail
Cumhuriyeti'nde de bu mezhep taraftarları hâkimdir. Musa Kanunları'na sıkı
birşekilde bağlı olan Ortodoks Yahudiler sebt (cumartesi) günü hiçbir iş yapmamakla
da diğer mezheplerden
ayrılırlar.

Reformist Yahudilik
Daha çok Avrupa'daki Yahudilerce
tanınmış bir filozof olan Moses Mendelshon (1727-1786)'un başlattığı Reformist
Yahudilik hareketi, Musevîlik'le çağdaş modern anlayışı birleştirmeyi gaye
edinmiştir. Böylece bu mezhebe mensup Yahudiler, hem geleneklerine bağlı
yaşayabilecek, hem de modern çağa ayak uydurabileceklerdir. Bu hareketin
başlamasının bir başka sebebi de Almanya'daki Yahudilerin dinî uygulamayı, genel
kültür için bir engel olarak görmeleridir. Böylece onlardan bir kısmı
Hıristiyanlaşmış, bir kısmı da geleneklerini değiştirmiştir.
Din ile dünya işlerini birbirinden
ayırma düşünce ve gayreti de ilk defa bu mezhep mensuplarından gelmiştir. Reformist
Yahudiler dinde modernleşmeden yanadırlar. Bunu sağlamak için, ibadetin bazı
şekillerini değiştirerek, kadın-erkek ayırımına son vermişler, cumartesi
çalışma yasağını kaldırarak sinagog ayinlerini azaltmışlar, müziğe çok az yer
vererek kadınlarla erkekleri bir arada oturmaya zorlamışlardır. Bir adım daha atarak
katı perhiz kaidelerini kaldırmışlar, şifahi Talmud geleneğini inkâr etmişlerdir

Yeniden Yapılanmacılar (Recostructionist)
Bu sayılan üç mezhep dışında,
Mordecai Keptan'ın kurduğu Reconstructionist (Yeniden Yapılanmacı) adında bir başka
mezhep daha vardır. Bunlar daha önceleri muhafazakâr Yahudilik içinde yer
almışlardır. Zamanla Keptan'ın fikirleri diğer Yahudi mezheplerini etkilemiştir.
Hareketin kurucusuna göre Yahudiler de
diğer milletler gibi bir millettir. "Seçilmişlik" özelliği yoktur. Tanrı
Yahudileri değil, Yahudiler Tanrı'yı seçmişlerdir. Bunlar yeniden dirilmeyi ve
ahireti reddederler. Tevrat Tanrı vahyi değildir. İsrâiloğulları'nın tarih boyunca
meydana getirdikleri bir eserdir. Mesihcilik diye bir kavram yoktur. Sinagoglarda
kadın-erkek yanyana ibadet edebilir. Yeniden Yapılanmacı'lara göre kadınlar da haham
olabilir.
 
Mukaddes Kitapları
Yahudilerin mukaddes kitapları iki ana
başlık altında incelenebilir:
1- Tanah,
2-Talmud,
Hristiyanların Eski Ahit adını verdikleri Tanah da üç bölümden
oluşur:
1-Tora, (Tevrat)
2- Neviim, 3-
Ketuvim.
Çoğu zaman Yahudilerin mukaddes
kitabının tamamı "Tora" kelimesiyle ifade edilir. İbranice bir kelime olan
Tora, Arapça Tevrat'ın karşılığıdır.
Tevrat "Kanun, şeriat, emir, ders,
önder" vb. manalara gelir. Beş bölümden oluşan Tevrat, Allah'ın 7704 kelimeyle
Musa'ya verdiği dinî esasları ihtiva eden kitap olarak kabul edilir. Tevrat metninin
orjinal dili İbrancadır. Bir bakıma "Şeriat" diye de nitelendirilen
Tevrat'ı meydana getiren kitapların sayısı, Yahudilerce 24, Hıristiyanlarca 39'dur.
Kitapların tertibi konusunda da her iki toplum farklı görüşlere sahiptir.
Tevrat takriben bin yıl içerisinde
meydana gelmiştir. Ancak kitabın sınırlandırması M.S. 90 yılında toplanan Yemnia
Konsili'nde yapılmış ve bugünkü yazılar seçilerek tesbit edilmiştir. Eski Ahit
yanında hahamların nesilden nesile naklettikleri rivayetler mecmuasına Talmud denir.
M.S. 150 yıllarında Yudas adında bir haham, kendilerine kadar rivayetle gelen
haberlerin, kaybolmasından korkarak onları Mişna'da toplamıştır. "Tekrar edilen
şeriat" anlamına gelen Mişna, Tevrat'ın tekrarı, şeriatın izahı ve tefsiri
sayılır. Mişna'nın anlaşılmasını kolaylaştırmak üzere O'na Yahudi alimlerince
haşeyeler ve şerhler yazılmıştır Bunlara Gemara denir. İşte Talmud (10) da Mişna
ve Gemara adı verilen eserlerin toplamından teşekkül etmiştir. (11)
Yahudi Kutsal Kitabı konusuna son
vermeden Kabala’dan da söz etmeliyiz. Kabala, İbranca "gelenek görenek"
anlamına gelir. Yahudilerin harfçilik ve sayıcılıkla karışık tasavvufî kâinat
öğretisidir. Daha açık bir ifade ile Kabala, Kutsal Kitap metinleri ile sözlü
gelenekler üzerine yapılan her tür yorumların genel bir adıdır. Zannedildiği gibi
bir kitap veya kitaplar toplamı olmayan Kabala'yı "Kâinatın görünür
kargaşasını açıklamaya ve zıtlıklarını kolay anlaşılır bir kalıp haline
getirmeğe uğraşan bir doktrin" diye tanımlamak mümkündür.
İkinci Tapınak Dönemi'nin sonuna (I.
yüzyıl) kadar uzanan Kabala, tam anlamıyla Yahudi gizeminin ortaya çıktığı tarih
olan XIII. yüzyıldan başlayarak özel bir öğreti biçiminde gelişmiştir. (12) Bazı
Dinler Tarihçilerine göre Kabala'nın kökenleri eski gelenekte (Talmud dönemi)
aranmalıdır. Kabala'nın öğreti ve uygulamaları ancak bir kılavuzun denetim ve
önderliğinde mümkündür. Kabala temelde her zaman sözlü geleneğe dayanmıştır.
Allah'ın Musa ve Adem'e indirdiği yazılı olmayan vahyin gizli bilgisini taşıdığı
iddiası bakımından da Kabala, geleneklerle özdeşleşmiştir. (13)
Kabala XV. yüzyıl Avrupa’sında son
derece yaygınlaşmıştır. Kabala'nın genel doktrinini, kâinatın bir bütün olduğu,
belli bir nizama göre hareket ettiği, kâinatta görülen her şeyin Tanrı'nın bir
parçası olduğu, insanın da, kâinatın ve dolayısıyla Tanrının bir parçası olmak
açısından küçük kâinat sayılması gerektiği vb. özetlemek mümkündür.

Günümüzde Musevilik
Tüm dünyada sayıları 22.000.000
olmasına rağmen Yahudiler; bir çok ülkede oluşturdukları güçlü lobileri ile
dünya ülkelerinin yönetimlerinde ve dünya ekonomisinde büyük söz sahibidirler.
1948’ e kadar dünyada dağınık olarak
yaşayan Yahudiler Filistin’de İsrail Devleti’nin kurulmasıyla kendilerine ait bir
devlete aynı zamanda bir toplanma merkezine sahip olmuşlardır. 1933 – 1945
yıllarında Alman Nazileri tarafından soykırıma uğrayan Museviler, bugün
Filistinlilere karşı soykırım uygulamakla suçlanmaktadırlar. İsrail Devleti’nin
Arap ülkeleriyle girdiği savaşlardan doğan sıkıntılar ve günümüzde
Filistinlilerin bağımsızlık hareketleri Yahudilerin çözülemeyen sorunlarının
başında gelmektedir.
Musevilerin en yoğun yaşadığı ülke
İsrail’dir ( Ülke nüfusunun %84’ü ). İsrail’i ikinci sırada A.B.D izlemektedir
( %3,4). Yahudiler bu iki ülkenin dışında Etiyopya, Almanya, Avustralya, Kanada,
Brezilya, Meksika başta olmak üzere içlerinde Türkiye’nin de bulunduğu dünya nın
bir çok ülkesine dağılmış vaziyette yaşamaktadırlar.
AÇIKLAMALAR ve KAYNAKLAR
(1) Budizm, Konfüçyanizm, Taoizm vb. Doğu dinleri M.Ö. V. ve Vl.yüzyılda ortaya
çıktığına göre Musevîlik bu dinlerden takriben üç yüz yıl daha öncedir.
(2) A.Abdullah Masdusî, a.g.e.,s.2
(3) Tevrat Tanrı'nın birliğini, "Dinle ey İsrail! Tanrınız Rab bir
Tanrı'dır" (Tesniye, VI, 4) cümlesiyle ifade eder.
(4) Bir misal olmak üzere Tevrat (İsa'ya, XXVI, 19)'ın şu cümlelerine bakınız;
"Senin ölülerin dirilecekler, benimkilerin cesetleri kalkacaktır. Ey sizler,
toprak içinde yatanlar, uyanın ve terennüm edin... ve her yer ölülerini dışarı
atacak".
(5) Yargılama sonunda iyiler cennete (Aden) kötüler de cehenneme (Ge ben Hinnom)
gideceklerdir.
(6) Kudüs'teki Mabed'in yıkılmasından sonra Yahudi tapınaklarına sinagog
denilmiştir. Aynı anlam karşılığında Türkiye'de "Havra" terimi
kullanılır.
(7) Yahudilik'teki ilâhîlere Beruh'un ilâhisi, dualara da Şema İsrâel Duası en iyi
örnekleri teşkil eder. Bu dua ile Yahudiler dinlerine ve imanlarına bağlılıklarını
dile getirirler.
(8) G. Tümer, A. Küçük, a. g. e., s. 133.
(9) Yahudilik'te bu iki Tann dışında, Adoni, İl ve Baal adında üç Tanrı daha
vardır. (Zeki Şenude, el-Yehud, Kahire, 1974, s. 393-396.
(10) Talmud, Kudüs Talmudu ve Babil Talmudu olmak üzere ikiye ayrılır.
(11) Ekrem Sarıkçıoğlu , Dinler Tarihi, İst., 1983, s. 188.
(12) Büyük Larousse, İst., 1985, X, 6134.
(13) Ana Britannica, İst., 1988, XII, 351.
kaynak : Yrd.Doç.Dr.Osman CİLACI , Günümüz Dünya Dinleri, Ankara 1995
|