Hücre ve Yapısı
Hücre: Canlının, yaşayan en
küçük birimine hücre adı verilir. İlk hücre teorisi 1838 yılında Mathias
Schleiden ve Theodor Schwan tarafından ortaya atılmıştır. Halen geçerliliğini
koruyan bu teoriye göre, "Bütün canlılar hücrelerden meydana gelmiştir;
hücreler bağımsız oldukları halde birlikte iş görürler ve bölünerek
çoğalırlar".
Hücre, hücre zarı, stoplazma, organeller ve
hücre çekirdeğinden oluşur.

Hücre Zarı: Hücreyi çevreleyerek
dış etkilerden koruyan, şekil veren ve madde alışverişini sağlayan yarı saydam
bölüme hücre zarı adı verilir. Hücre zarı protein ve lipitten oluşmuştur.
Danielli ve Dawson Zar Modeli:
Singer ve Nicolson Zar Modeli: Bu
modele göre hücre zarı tek katlı lipid tabakasından meydana gelmiştir ve
karbonhidratlarla protein moleküllerinin gömülü olduğu lipid tabakası sürekli
hareket halindedir.
Hücre zarı seçici geçirgen bir yapıya
sahiptir. Hücre zarından bazı maddeler diğerlerine göre daha kolay geçerken bazı
zararlı maddelerin geçişine izin verilmez. Zardan madde geçişi ile ilgili bazı
özellikler aşağıda belirtilmiştir.
Küçük moleküller büyük moleküllere
göre daha kolay geçer.
Nötür moleküller iyonlara göre daha
kolay geçer
Yağda çözünen moleküller
çözülmeyenlere göre daha kolay geçer
Yağı çözenler çözemeyenlere göre daha
kolay geçer.
Hücre Zarında Madde Alışverişi
Endositoz: Hücre zarından
geçemeyecek kadar büyük moleküllerin hücre içerisine alınmasına endositoz denir.
Endositoz olayı, fagositoz ve pinositoz adları verilen iki şekilde gerçekleşir.
Hücre çeperinden dolayı endositoz bitki hücrelerinde gerçekleşmez.
a)Fagositoz: Hücrenin, hücre
zarından geçemeyecek kadar büyük besinleri yalancı ayaklar çıkartarak sarıp içine
alması olayına fagositoz denir. Bu yolla katı moleküller içeri alınır. Akyuvar ve
amiplerde gözlenebilir.
b)Pinositoz: Hücrenin, büyük
besinleri hücre zarında oluşturduğu bir kesecik yardımı ile içeri alması olayına
pinositoz adı verilir.
Ekzositoz: Hücre zarından
geçemeyecek kadar büyük besinlerin hücre dışına atılması olayına ekzositoz adı
verilir.
Hücre Zarından Madde Geçişli:
Difüzyon: Moleküller çok yoğun
ortamdan az yoğun ortama doğru hareket ederler bu olaya difüzyon adı verilir. Hücre
içi ile dışı arasındaki yoğunluk farkı sayesinde gerçekleşen difüzyon olayı,
hücrenin enerji harcamadan madde alışverişi yapmasını sağlar. Bazen difüzyonu
hızlandırmak için hücre içerisindeki taşıyıcı proteinler devreye girer bu tür
madde alış verişine ise "kolaylaştırılmış difüzyon" adı verilir.
Difüzyon olayı hücre içi ve dışındaki madde yoğunluğu eşitleninceye kadar devam
eder.
Osmoz: Suyun yarı geçirgen hücre
zarındaki difüzyonudur. Yani suyun az yoğun ortamdan çok yoğun ortama geçişine
osmoz adı verilir.
Osmoz olayı hücrenin bulunduğu ortama göre
değişik şekillerde gerçekleşir. Ortamın yoğunluğu hücrenin yoğunluğundan
büyükse bu ortama "hipertonik" ortam adı verilir, ortamın yoğunluğu
hücrenin yoğunluğundan küçükse bu ortama "hipotonik" ortam adı verilir,
ortamın yoğunluğu hücrenin yoğunluğuna eşitse bu ortama "izotonik" ortam
adıverilir. Ortama göre osmoz olayının gerçekleşmesi aşağıdaki gibidir.
a)Plazmoliz: Bir hücre kendisinden
daha yoğun (hipertonik) bir ortama konulursa, hücreden dış ortama doğru bir su
difüzyonu gerçekleşir hücrede gerçekleşen bu su kaybına plazmoliz adı verilir.
Plazmoliz olayı bitki ve hayvan hücresi
için farklı şekillerde gözenir. Palazmolize uğrayan hayvan hücresi büzülürken,
bitki hücresinin şeklinde bir değişiklik olmaz. Bitki hücresinde stoplazma zardan
ayrılarak çekirdeğin çevresinde yoğunlaşır.
b)Deplazmoliz: Plazmolize uğramış
bir hücrenin saf suya yada kendisinden daha az yoğun (hipotonik) bir ortama
koyulduğunda kaybettiği suyu geri alarak şişmesine deplazmoliz denir.
c)Turgor: Bir bitki hücresi ihtiyacı
olandan fazla su alıp şişerse bu olaya turgor adı verilir.
Turgor Basıncı: Turgor olayı
sırasında suyun hücre çeperine uyguladığı basınca "turgor basıncı"
adı verilir.
Osmotik Basınç: Hücrenin
yoğunluğundan kaynaklanan su çekme kuvvetine osmotik basınç denir. Osmotik basınç
turgor basıncı ile ters orantılıdır.

(Turgor basıncı ile Osmotik basınç arasındaki ilişki)
Emme Kuvveti: Osmotik basınç ile
Turgor basıncı arasındaki farka emme kuvveti adı verilir.
Aktif Taşıma: Hücre kendisinden daha
yoğun bir ortam içerisinde ise difüzyon yapamaz bu durumda hücre içerisine madde
olmak için enerji harcaması gerekir. Hücre zarındaki taşıyıcı proteinler ve
enzimlerin yardımı ile hücre içerisine madde taşınmasına aktif taşıma denir. |