| Astrolojiye yeni başlayanlar için
Burçlar kuşağı (Zodyak) nedir? Bu sorunun cevabını
iyice anlayabilmek için önce Güneş sistemimizi tanımlamakta ve astronomik bilgileri
gözden geçirmekte yarar vardır.
Doğum haritası, doğduğunuz yer ve saatte gezegenlerin
uzaydaki durumlarını gösteren gökyüzü haritasıdır. Bu harita Güneş’in tutulum
(ekliptik) düzlemi adı verilen, gökyüzünde izlediği yörüngeyi simgeleyen 360º lik
bir daire ile gösterilir. Astrolojide bu daire 30 ar derecelik 12 eşit parçaya
bölünür ve buna Zodyak ya da Burçlar Kuşağı adı verilir.
Burç Dediğimiz Nedir?
Astronomi alimleri sema denilen fezayı on ikiye taksim
edip bunların her bir kısmına bir burç demiş ve buna bir de isim koymuşlardır.
Burçların gökyüzünde hususi yerlerini gösterir bir takım yıldızlar vardır.
Güneş her burçta bir ay kalır. İşte o zaman şark ve garpta ittifakla kabul
edildiği veçhile o burç arz ve arzdakiler üzerinde icrayı tesir ve nüfuz eder.
On iki burcun sırasıyla isimleri şunlardır: Koç,
Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova ve Balık.
Hava tahmini
Astroloji ile hava tahmini günlük yaşamın bir parçası
haline gelebilir. Profesyonel meteroloji uzmanları yavaş yavaş gezegen radyasyonları
ve onları atmosfer üzerindeki etkilerine ait yeni buluşlar ortaya koymaktadırlar.
Yaşam ritimleri
Son 15-20 yılda biyolojistlerin ilgisi insanların ve
diğer hayvanların ritmik davranış biçimlerine yöneldi. Birçok kişi doğal
olayların ritminin yanı sıra (gece – gündüz, kabarma- alçalma, ay’ın aylık
görünümü vb.) bu ritimlerin günlük öğrenme, düşünme vb. eylemleri ile ilgili
elektrik ritimleri üretmektedir. Bedende yorgunluk ve canlanma, sinirsel gerilim ve
yatışma, hormon al ve salgısal eylemler arasında tamamlayıcı bir bağ olduğu da
anlaşılmıştır.
Bu ritimlerin fonksiyonel etkisi olduğu, daha da önemlisi
dış etkenler tarafından hareket halinde bulunduğu ve duyarlı aygıtlarla
ölçülebildiği gerçektir.
Bu ritimlerin işlevi nedir? Hangi ince mekanizma bunu
çalıştırmaktadır? İngiltere Astroloji Kuruluşu başkanı John Addey ve
öğrencileri 30 yıllık bir araştırmadan sonra burçların ve gezegenlerin etkilerinin
özel insan karakteristikleri yarattığı konusunda kesin bilgiler buldular. Derin data
araştırmaları, daha önceki astrolojik araştırmalardakilere benzemeyen olağan üstü
dalga örnekleri ortaya çıkardı. Addey’in araştırmaları şöyle özetlenebilir.
Evrensel periyotların uyumuna dayanan astrolojik etkiler ve onların karakteristiği
olarak bulduğu dalga biçimleri, uzak gezegen olayları ile uyumlu bir ilişkiyi,
örneğin meslek olsun moleküler düzeyde olsun, periyoditesi değişen milyonlarca
yıla, olaylara, insanlara, uluslara ve dahası gezegen sistemlerine bağlanan bir dalga
biçimleri sistemidir.
Gezegenler ve meslekler
Fransız bilim adamı Michel Gaugelin aynı meslekteki
insanlar arasında doğum haritası benzerlikleri olduğunu keşfetti. Örneğin Doktor ve
bilim adamlarının doğum haritalarında Satürn gezegeni güçlü durumdadır.
Evrensel ışınlar ve yerçekimi
Ayrıca hatırlamamız gereken bir nokta da evrenin evresel
ışınlardan oluşan ve partikül akımı olan bir enerji kapsadığıdır.
Yerçekiminin zayıf fakat hayati gücü hakkında bir
bilgimiz olmamakla birlikte, nasıl etki ettiğini biliyoruz; ancak neden böyle etki
ettiği sorusunun cevabı henüz bulunamamıştır. Yerçekimi tek evrensel güç olsaydı
bu maddeler birleşinceye dek korkunç bir büzülme olacaktı. Gerçekte evrensel etki
kuvveti denen, fakat hakkında çok şey bilmediğimiz bir güç evreni dengede
tutmaktadır.Yeni bilgilerin başlangıcı 1931’lere dayanır. Bugün modern bilimin
çok önemli bir dalı olan radyo – astronomi bu yıllarda kurulmuştu. X ve gama
ışınlarının bulunması da 1950’lerden sonralara rastlar.
Dünyanın kendine özgü bir manyetik alanı vardır.
Güneş rüzgarları bu manyetik alanın sınırlarına çarparak kısa dalga (Short wave)
meydana getirirler. Güneş rüzgarlarının çoğu bu manyetik alanı geçemez ve
manyetik kutuplar meydana getirirler. Bu koruyucu manyetik alanın yanı sıra birde
atmosferi saymak gerekir. Deniz yüzeyinden 70 – 140 mil yukarıdaki iyonesfer zararlı
kısa dalga radyasyonların yutar. Uzun dalga yayınlarının çoğu da meteor ya da katı
partiküller gibi iyonosfer’de takılırlar.
Şimdi astrolojik etkiler için olası nedenleri
inceleyelim.Uzaydan bize her çeşit radyasyon gelmektedir. Bu radyasyonlar çeşitli gök
cisimlerinin konumlarından etkilenmektedirler. Güneşin hiçbir mor ötesi ya da X
ışını dalgası, Güneş ufkun altında iken Dünya yüzeyine erişemez; Jüpiter
gökyüzünde görülmediği zamanlar bu gezegenden radyo dalgası alınamaz. Böylece
bilinmeyen diğer yayınların da benzer biçimde etkilendiğini kabul etmek mantıksız
olmaz. Bu ve benzeri astrolojik etkilerin nedeni olabilir mi?
Bu düşünce çok spekülatif görünebilir; fakat
1920’lerde bir astronom, Jüpiter ve Güneş’in bize radyo dalgası
gönderebileceğini söyleseydi benzer bir tepki ile karşılaşırdı sanırız...
Bilinmeyen yayınların, gözle görülmeyen
radyasyonlarının ve çekimsel etkilerin olasılıklarını hesaba katınca sorumuza
cevap için ilk adımı atmış oluyoruz.
Astrolojinin yararları
20’nci yüzyılın günlük yaşamı ile astroloji
arasında ne gibi bir ilişki olabilir. Cevabı çok basit: Astrolojinin
uygulanamayacağı hiçbir çalışma alanı yoktur! Bu sayfadan sonra yukarıdaki
cümlenin gerçekliği iyice anlaşılacaktır.
Doğaldır ki astrolojinin yapamayacağı birtakım
açıklamalar vardır. Çünkü astroloji bir fal değildir! Bazı kişiler
astrolojistlerin özel birtakım kaza ve hastalıkları, daha da öte öleceği günü ve
saati kendilerine söyleyeceğini sanarak astrolojiden korkarlar. Ciddi ve sorumluluk
taşıyan hiçbir astrolojist belli bir günde böyle bir konunun olacağını söylemez.
Ancak böyle bir zamanda kazaya uğram olasılığının daha fazla olduğu uyarısında
bulunabilir. |